YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6232
KARAR NO : 2012/439
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilincede duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin benzin istasyonun kurulacağı gayrimenkuller üzerinde kira anlaşması veya intifa hakkı tesisi ile kullanım hakkına sahip olduğunu ve davalı ile bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, davalıya yatırım yapıldığını, demirbaşların ariyet olarak verildiği, para ödendiğini Rekabet Kurulunun çıkardığı tebliğler yolu ile 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olan süresi beş yılı aşan sözleşmelerin beş yıla indirilmesi ilkesi gereği beş yılı aşan süreler bakımından Kanunun 56. maddesi gereği intifa hakkı veya benzeri emtiaya sahip sözleşmelerin geçersiz hale geleceği bu nedenle 12.03.2009 tarihli duyuru karşısında denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanan güncelleştirilmiş yatırım miktarı 500.000 Dolar’ın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda İntifa ve Bayilik Sözleşmeleri ayakta iken sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenlerine dayalı olarak böyle bir alacak davası açılamayacağından ve dava ön koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yerel mahkeme hükmü davalı vekiline 22.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’un 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 10.03.2011 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükümün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, yatırılan peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.