Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13521 E. 2013/2513 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13521
KARAR NO : 2013/2513
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 27.11.2006 tarihli sözleşme uyarınca ödenmesi gereken 1.dönem hizmet bedelinin davalı-karşı davacı tarafça ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı-karşı davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı-karşı davacı tarafın haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; 27.11.2006 tarihli sözleşmede müvekkil şirket yetkililerinin imzasının olmadığını, bu nedenle bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki geçerli sözleşmenin 01.03.2007 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun davacı-karşı davalı tarafından müvekkil şirkete ait sigara satışına ve sergilenmesine mahsus raf ünitelerinin ve dekorasyon malzemelerinin müvekkili tarafından davacı-karşı davalıya sağlanması olduğunu, ancak bu sözleşmenin kanun değişikliği nedeniyle belirli yerlerde tütün ürünlerinin satışının yapılamayacak olmasından dolayı tarafların anlaşması ile 15.05.2008 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, raf ünitelerinin davacı-karşı davalı tarafından müvekkiline iade edildiğini, ancak davacı-karşı davalı şirketin sanki sözleşme feshedilmemiş gibi 15.09.2008 tarihli iki faturaya dayalı olarak icra takibi yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmenin feshedildiğini yeniden davacı-karşı davalıya ihtarname ile bildirdiğini, bu arada icra takibine yasal itiraz süresinin kaçırılmış olması nedeniyle icra tehdidiyle 27.01.2009 tarihinde ödeme yapıldığını, ayrıca sözleşmenin 1.yılı için davacı-karşı davalı şirkete 29.680,06 TL ödeme yapıldığını, raf ünitesi için de 30.000 USD harcandığını,sözleşmeye göre bu durumda müvekkili tarafından nakden ödenmiş olan bedelin ve dekorasyon bedelinin kalan süreyle orantılı olarak iade edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle karşı dava açmak zorunda kaldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep ettiklerini belirterek asıl davanın reddini, karşı davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili; her iki sözleşmenin şartlarının aynı olduğunu, 27.11.2006 tarihli sözleşme uyarınca müvekkil şirketten 4 adet teminat senedi alındığını, sözleşme uyarınca gönderilen 02.03.2008 tarihli faturaya davalı-karşı davacı tarafın sözleşmenin feshedildiğini söyleyerek itiraz ettiğini,raf ünitelerinin de iadesini talep ettiğini, bu durumda davacının sözleşmenin raf ünitelerinin iadesi ile feshedildiği yönündeki
savunmasının inandırıcılığını yitirdiğini, ayrıca davalı-karşı davacının 22.05.2008 tarihli irsaliye ile müvekkil şirket ürünlerinin satışını yaptığını, 14.09.2009 tarihi itibariyle müvekkil şirketle aynı adreste faaliyette bulunan dava dışı bir şirketin davalı-karşı-davacı şirketin ürünlerinin satışını yapmakta olduğunu,bahsedilen kanun değişikliğinin 18.07.2009 tarihinde yürürlüğe gireceğini, davalı-karşı davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını belirterek asıl davanın kabulünü,karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı 29.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile karşı davadaki taleplerini 27.118,00 TL artırdıklarını, taleplerini 37.118,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı-karşı davalının dayanmış olduğu 27.11.2006 tarihli sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça imzalanmadığı, taraflar arasında düzenlenen 01.03.2007 tarihli sözleşmenin geçerli ve bağlayıcı olduğu,sözleşmenin 3/f maddesi uyarınca sözleşmenin belirli yerlerde tütün ürünleri satışını yasaklayan yasanın yürürlüğe girdiği 19.05.2008 tarihinde münfesih sayılacağı, davacı-karşı davalının 22.05.2008 tarihinden itibaren davalı-karşı davacıdan sigara alımına son verdiği, davacı-karşı davalının verilmeyen hizmet bedeline ilişkin fatura düzenlemesinin kendisine alacak hakkı vermeyeceği, karşı davada icra takibine konu iki adet faturanın da yine sözleşmenin münfesih sayıldığı tarihten sonrasına ait hizmet bedeli karşılığı olarak düzenlendiği, bu talebin de haksız olduğu, söz konusu icra takip dosyasında davalı-karşı davacının takip bedelini 28.01.2009 tarihinde ödemiş olduğu ve 10.000,00 TL alacak talebinin haklı olduğu, ancak ıslah tarihi itibariyle istirdat davası açmak için gerekli olan 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, bu nedenle fazlaya ilişkin talebinin reddinin gerektiği, bunun yanında davacı-karşı davalı raf üniteleri bedelini talep etmiş ise de söz konusu ünitelerin kendisine 15.05.2008 tarihinde teslim edildiğini kabul ettiğinden bu talebinin dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca davalı-karşı davacının sözleşmenin 1.yılı için yaptığı ödemenin istirdatı talebinin de ödemenin sözleşmenin yürürlükte kaldığı süreye isabet etmesi nedeniyle haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın 10.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Karşı davada ıslah da gözetilerek talep edilen toplam miktarın 27.118,00 TL’lik bölümü reddedildiğine göre davacı-karşı davalı yararına bu miktar üzerinden hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.