YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7076
KARAR NO : 2012/14897
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, sözleşme uyarınca davalının, müvekkili şirkete 20.000 Euro cezai şart ayrıca asgari olarak 20.000 Euro’nun altında olmamak şartıyla mahrum kaldığı kar ve zararı ödemek zorunda olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 Euro cezai şart ile mahrum kalınan kar ve zarara ilişkin olarak şimdilik 7.000 TL.nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, davacının zamanında su teslim etmediğini, davacının herhangi bir zararının mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, bilirkişi asıl ve ek raporlara göre davalının 5 yıl süre ile yapılmış sözleşmeyi 1.yılında fesih ettiği ve fesih ihbarnamesinde herhangi bir haklı sebebe dayanmadığı, cevap dilekçesinde su verilmediği iddiasının da sabit olmadığı ve sözleşmeyi haksız yere feshettiği, bu nedenle davacının tazminat talebinde haklı bulunduğu ancak sözleşme kapsamına göre 27.maddesinde belirtilen zarar, ziyan ve mahrum kalınan kar karşılığı tazminat ile 28.madde de 4.maddeye bağlı olarak istenen cezai şart tazminatının aynı mahiyette olduğu, her ikisinin istenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.500 TL cezai şart tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya ödenmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Taraflar arasındaki 24.08.2007 tarihli bayilik sözleşmesinin 27.maddesinde “şirket, bayinin sözleşmeyi ihlali nedeni ile sözleşmeyi feshettiğinde, şirketin uğradığı zarar ziyan ve mahrum kaldığı kar karşılığı tazminatı asgari 20.000 Euro olarak ödemeyi kayıtsız şartsız kabul ve taahhüt eder…”düzenlendikten sonra 28.maddesinde “yine” sözcüğü ile başlayan “yine bayinin sözleşmeye aykırılığı dolayısıyla sözleşmenin feshine neden olması durumunda 4.maddesinde de cezai şartı ödemeyi önceden kabul etmiştir.”hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda davacının anılan sözleşme hükümleri uyarınca hem kar mahrumiyeti hem de cezai şart isteyeceği gözetilmeden sözleşmenin yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.