YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5284
KARAR NO : 2012/11451
KARAR TARİHİ : 09.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma talebi süresinde yapılmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 15/05/2009 tarihinde …İlçesi …Köyü’nde bulunan İR:53327 IV. grup maden sahasının davalıya satılması konusunda sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşmede taahhüt ettiği bedellerin ilk beş taksidini gecikmeli de olsa ödediğini, ancak bakiye borcunu ödemediğini, davalı aleyhinde… İcra Müdürlüğünün 2010/26331 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından söz konusu maden sahasının devrine karşılık 5 taksit halinde toplam 354.000.-TL’nin davacının hesabına yatırıldığını, ödemeler devam ederken davalı şirketin yönetim kadrosunda ve şirket merkez adresinde değişiklik yapıldığını, bu süre zarfında davacı ile görüşülerek, yeni ödeme planı çıkarılması hususunda şifahen mutabakata varıldığını, ancak davacının herhangi bir ödeme planı sunmadığını, ayrıca sözleşmenin 5. maddesinin 3. bendine göre davalı şirkete 16 ay içerisinde ödeme imkanı sağladığını, bu yönüyle dahi herhangi bir gecikmeden bahsedilmesinin söz konusu olmadığını, sözleşme gereği 16 ay içerisinde davacı alacağının ödendiğini belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalının, son 5 taksit borcundan kaynaklanan asıl alacak tutarı 354.000,00 TL’yi takip ve dava tarihinden sonra 23/09/2010 günü ödediği, sözleşmenin 5/3. maddesinde; davalının her ayın ikinci haftasını takip eden pazartesi günü KDV dahil 70.800.-TL’yi nakden ve defaten ödemesi gerektiği, ödenmesi gereken tutarların vade tarihlerinden itibaren işlemiş faiz miktarının takip tarihi itibariyle 13.434,30 TL olarak hesaplandığı, davacının faiz talebinin ise 12.235,09 TL olduğu, davacının icra inkar tazminatı istemine ilişkin sonraki taleplerine davalı tarafça itirazda bulunulmadığı,… 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/26331 esas sayılı takip dosyasına konu asıl alacak davadan sonra 23/09/2010 tarihinde ödenmiş olduğundan asıl alacak yönünden dava konusuz kaldığı gerekçesiyle asıl alacak yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak takip tarihine kadar işlemiş 12.235,09 TL ve takip tarihinden ödeme tarihi olan 23/09/2010 tarihine kadar işlemiş 8.679,00 TL faiz alacağı yönünden takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %40’ı olan 146.494,04 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borcun ifa edileceği gün taraflar arasında açıkça kararlaştırılmış ise, borçlunun BK. 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürülmesine gerek kalmaksızın temerrüt faizi istenebilir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde, yasanın belirttiği şekilde borcun ifa edileceği gün açıkça belirlenemediği gibi davacı borçlunun icra takip tarihinden önce BK.’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürülmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının icra takip talebindeki işlemiş faiz alacağına ilişkin isteminin kabul edilmesi yerinde görülmediği gibi, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin de icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınacağı gözetilmeksizin asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.