YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8383
KARAR NO : 2012/13321
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Malatya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2250 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen senedin ödeme gününün yer almadığını ve bu sebeple kambiyo niteliğinde olmadığını, ayrıca senet altındaki imza ile senet üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını ya da tapu işlemleri sırasında müvekkilinin bilgisizliğinden ve davalıya olan güveninden istifa etmek Sureti ile seri halinde imzalatılan evrakların arasına konulmak sureti ile bu senedin imzalatılmış olabileceğini, bu halde dahi senet altındaki üç imzanın müvekkiline ait olamayacağını belirterek müvekkilinin Malatya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2250 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilili, davacı ile müvekkilinin akraba olduğunu, ayrıca 1993 yılında Mersin’de bir işyeri açtıklarını, müvekkilinin bu iş yerine %25 ortak olduğunu, ancak tarafların yakın akraba olması nedeniyle aralarında yazılı bir anlaşma yapılmadığını, alacağının bu ilişkiden kaynaklanan davacı borcunun teminatı olduğunu, davacı tarafından bu ilişkiden kaynaklanan borcun ödememesi üzerine müvekkili tarafından senedin takibe konu edildiğini bildirerek davanın reddine ve müvekkili lehine %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacının senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, hile iddiasını ve dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.