YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5103
KARAR NO : 2012/6347
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili nezdinde kasko sigortalı aracın lastiklerinin çalınması nedeni ile müvekkilince tazminat ödendiğini, ancak aracın aynı zamanda davalı tarafından da kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ileri sürerek ödenmemesi gerektiği halde ödenen 4.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne 2.832,20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava çifte sigorta iddiasına dayalı olarak sigorta ettirene ödenen sigorta değerinin asıl sorumlu olduğu iddia edilen sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Davacı dava dışı sigorta ettirenin aracını 14.03.2006-14.03.2007 tarihleri arasında geçerli kasko sigorta poliçesi ile teminat altına almıştır. Davalı … tarafından düzenlenen 10.03.2006-10.03.2007 dönemine ilişkin kasko sigorta poliçesi ile de dava konusu aynı araç sigortalıdır. TTK’nun 1286. maddesi uyarınca değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat yeniden sigorta ettirilemez. Aksine yapılan sözleşmeler TTK’nun 1264/2. maddesine göre batıl olup, hukuki sonuç doğurmazlar. Ne var ki bu durumda kendi sigorta poliçesinin geçersizliğini ileri süren davacı … bu iddiasını ancak sigorta ettirenine karşı
ileri sürebilir ve yersiz ödediğini iddia ettiği tazminatı ancak sigorta ettireninden talep edebilir. Bu nedenle mahkemece davalı … şirketine karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.