Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2828 E. 2012/5416 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2828
KARAR NO : 2012/5416
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ : Büyükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, tasarrufun iptali davalarında, HUMK’nun 9 ve devamı maddelerinde düzenlenen yetki kurallarının geçerli olduğu, iptal davalarının aynî hakka değil, kişisel hakka dayanan davalar olduğundan davanın konusu taşınmaz olsa bile taşınmazlara ilişkin kesin yetki kurallarını düzenleyen HUMK’nun 13. maddesi hükmünün uygulanamayacağı hususuna değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazın borçlunun vermiş olduğu ipotekten dolayı satıldığı nazara alınarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı mirasçılar tarafından satış yapılmış olmakla birlikte murisin vermiş olduğu ipotek nedeniyle dava konusu taşınmazın cebri icra yolu ile satışının yapılmasına ve davalı 3. kişi …’e de satıştan artan bir para bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının; taşınmazın davalı … tarafından satın alınırken gerçek
değeri 500.000 TL olmasına rağmen üzerinde bulunan 850.000 TL ipotek ile taşınmazın değerinin çok üzerinde hacizlerin tapuda ödenen 270.000 TL miktara eklenmesi halinde bu satışın davalı …’e maliyetinin taşınmaz değerinin çok üzerinde gerçekleşmesine bu durumun davalı mirasçıların alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini davalı …’in bilebilecek durumda olduğunu göstermesine (İİK. 280/I) davanın konusuz kalması halinde hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi olarak tayininde yasaya aykırı bir yön olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda vekalet ücretinin (kesin aciz belgesine bağlanmayan) takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde gösterilen yüksek miktar üzerinden belirlenmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 nolu bendindeki “16.070,00“ ibaresinin çıkarılarak yerine “15.451,58“ ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140. maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.