Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8118 E. 2012/13680 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8118
KARAR NO : 2012/13680
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, icra takibine konu senetteki keşideci ve kefil imzalarının müvekkillerine ait olmadığını, senedin boş olarak verilip sonradan doldurulduğunu, senedin müvekkilleri tarafından teminat amaçlı olarak davalı …’e verildiğini, senet üzerindeki bedel para biriminin de Avro’ya dönüştürülmek suretiyle tahrifat yapıldığını ileri sürerek müvekkillerinin icra takip dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs olduğunu, takip konusu bononun temelindeki ilişkiden bağımsız olduğunu, davacı tarafın iddialarını yazılı delil ile kanıtlamaları gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Davalı … 26.09.2007 tarihli duruşmadaki beyanında; dava konusu 10.000 Avro bedelli senedi davacı …’a verdiği borç para karşılığında aldığını, senedin davacı … tarafından imzalandığını, kendisinin diğer davalı …’a olan borcu nedeniyle senedi ciro ederek adı geçen davalıya verdiğini, senedin teminat amaçlı olarak verilmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; senetteki lira kısmının silinerek euro yazıldığı, davacı tarafından icra takibinden önce 10.000,00 Euro’luk senedin iadesi talebini içerir Yunak Noterliği aracılığı ile çekilmiş 16 Nisan 2007 tarihli ihtarname içeriğinden davacı tarafın senetteki para biriminin Euro olduğundan haberdar olduğunu, senet ile ilgili olarak, Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında davacı-sanıkların beraatine karar verildiği, bu kararın sadece sanıklar tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle ceza dosyasında beraat kararının aksine bir karar verilemeyeceği, davanın ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacı tarafın senet işleme konulmadan önce noter vasıtası ile ihtar çekmesinin davacı tarafın senet içeriğinden başlangıçta haberdar olduğu kanaatini uyandırdığı, bu kanaat ve senedin tanzim tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HUMK 298-(HMK 207) maddesindeki takdir hakkı bir bütün olarak değerlendirildiğinde senedin geçersiz sayılmasının hakkaniyete uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TL.” olan para biriminin silinerek “Euro” yazılmak suretiyle tahrifat yapıldığı ileri sürülen icra takibine konu senet nedeniyle İİK’nın 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Her ne kadar, gerekçeli kararda davacıların sanık sıfatıyla sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandıkları Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 03.02.2011 tarihli ve 2010/259 E.-2011/40 K. sayılı beraat kararının sadece davacı-sanıklar tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle beraat kararının aksine aleyhe bozma yapılamayacağı belirtilmiş ise de, dosya kapsamından, dava konusu bono ile ilgili olarak davacıların müdahil sıfatıyla katıldıkları, davalıların ise sanık sıfatıyla yargılandıkları anılan ceza mahkemesince verilen söz konusu beraat kararının davacı-müdahiller tarafından temyiz edildiği ve henüz kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
BK’nın 53. maddesi hükmü uyarınca ceza mahkemesi hakimince tespit edilen maddi vakıa hukuk hakimini bağlayacağından anılan Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.