Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/11066 E. 2010/14869 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11066
KARAR NO : 2010/14869
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırmaya konu olan 1077 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 1/1000 ölçekli imar planında yer aldığı, plan dışında olan kısmının ise meskun mahalde olmayıp belediye hizmetlerinden yararlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu saptamaya göre taşınmazın imar planı içerisinde olan kısmı arsa, plan dışında olan kısmı ise tarım arazisi niteliğindedir. Böyle bir taşınmazın kısmen kamulaştırılması halinde öncelikle kamulaştırmaya konu 166.39 m²’lik bölümün taşınmazın imar planı içindeki kısmı kapsamında olup olmadığının belirlenmesi ve bu kapsamda kalmakta ise arsa, aksi halde tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamulaştırılan bölümün kısmen plan içinde kısmen plan dışında yer aldığının saptanması halinde ise, plan içindeki kısım arsa, plan dışındaki kısım arazi olarak değerlendirilmelidir.
Yukarıda açıklanan hususta araştırma yapılmadan, kamulaştırılan kısmın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ve bu niteliğe göre değerlendirilmesi,
2-Geri çevirme kararı üzerine Tapu Sicil Müdürlüğü, hükme esas alınan birinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen 666 ada 542 parsel sayılı taşınmaz kaydına rastlanmadığını bildirmiş olmakla bilirkişi kurulunun bilgisine de başvurularak bu husus araştırılıp emsal satışa ilişkin satış akit tablosu da getirtilip gerekirse yeni bir emsale göre değerlendirme yapan ek rapor alınması gerekirken rapor denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.