YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2857
KARAR NO : 2012/11052
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava … Asliye Hukuk Mahkemesinin davalıya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal sürede itirazda bulunmadığı ve bu nedenle de kararın kesinleştiği iddiasına dayalı tenfiz istemine ilişkindir.
Davalı vekili, tenfizi talep edilen mahkeme kararının yargılama sonucunda ve taraf teşkili sağlanarak verilmemesi nedeniyle tanıma veya tenfize konu olabilecek nitelikte bir ilam olmadığını belirterek tenfiz isteminin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, MÖHUK’un 50 ile 57. Maddeleri arasında yabancı mahkeme kararlarının tenfizi usulünün düzenlendiği, istem konusu kararın tenfiz koşullarını taşıdığı gerekçesi ile … Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmiş hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50’nci maddesine göre, “Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.” Bu nedenle tenfiz kararı verilebilmesi için öncelikle yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilen kesinleşmiş bir ilamın bulunması gerekir. Somut olayda ise tenfiz isteyen tarafça … Asliye Hukuk Mahkemesine alacağın varlığını gösteren belgelerle başvurulmuş, mahkeme hâkimi tarafından davalıya ödeme emri çıkarılarak 60 gün içinde itirazda bulunmaması hâlinde ödeme emrinin sonuç kısmında belirtilen alacak miktarı ve yargılama giderleri ile sair ferilerinin kesin olarak cebri icraya konulacağı ihtar edilmiştir. Tenfiz istemi de ödeme emrine rağmen 60 gün içinde itirazda bulunulmaması nedeniyle hakimlikçe çıkarılan ödeme emrinin kesinleştiği iddiasına dayanmaktadır. Açıklanan bu usul çerçevesinde … Asliye Hukuk Mahkemesince çıkarılan ödeme emrinin kesinleşmiş olması, bu kararı teknik anlamda tenfizi kabil bir karar olarak nitelendirmeye yeterli değildir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oyçokluğu ile 04.07.2012 gününde karar verildi.
(M)
Aslı gibidir.
-2-
KARŞI OY YAZISI
Uyuşmazlık … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.2008 tarihli, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen para borcuna dair ödeme emrinin, MÖHUK kapsamında tenfiz edilme niteliği taşıyıp taşımaması noktasındadır.
Mahkeme davalı vekilinin tenfiz koşullarına dair itirazlarını ele almış ve tenfiz kararı verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Dosyadaki … AHM’nin kararında, davalıya karara konu borca itirazları varsa 60 gün içinde bildirmesi, aksi takdirde kararın kesin olarak icraya konulacağı belirtilmiş, süresinde davalı tarafça itirazda bulunulmadığından karar kesinleşmiş ve bu husus karara dercedilmiştir.
27.11.2007 tarihli ve 5718 sayılı MÖHUK’nun “Tenfiz kararı” başlıklı 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve “o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların” tenfizi mümkündür.
Tenfizi istenilen … AHM’nin kararının, o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilam niteliğinin bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmamıştır. Mahkemece, başta hukuk fakültelerinin bu alandaki ana bilim dalı başkanlıklarından bilirkişi raporu alınarak, MÖHUK’nun 50/1. maddesi kapsamında … AHM’nin söz konusu kararının tenfize konu ilam niteliği bulunup bulunmadığı kapsamlı bir şekilde araştırılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, sayın çoğunluğun kesin bozma sonucunu doğuran görüşüne katılamıyorum.