YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8776
KARAR NO : 2012/14290
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı hakkında Eyüp 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3839 sayılı dosyasında yaptığı icra takibinde 01.04.2008 tarihi itibari ile 18.430.87 TL cari hesap bakiye borcunun tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz etmiştir.
Davacı vekili, alacağın davalıya satılan faturalı mallardan kaynaklandığını belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetkili icra dairesinin İİK’nun 50 ve HUMK’un 9. maddesi uyarınca borçlunun ikametgahı icra dairesi olan Karşıyaka İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili mahkemelerin de Karşıyaka mahkemeleri olduğunu, davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığı aksine alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına ve alınan rapor ve ek rapora göre itirazın iptaline, takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının %40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141/111 hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HUMK’nun 388 (HMK 297. md) maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken ögeler açıklanmıştır. Gerekçe kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olması sağlanarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen mahkemece verilen kararda HMK 297. maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, davalı tarafından icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmesine rağmen bu konuda bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.