Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17801 E. 2013/2541 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17801
KARAR NO : 2013/2541
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6518 esas sayılı dosyasında müteselsil borçlular olan davalı …, dava dışı … Metal Nak. İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ve müvekkil hakkında takip yapıldığını, takip konusu borcun müvekkil tarafından ödenmesi nedeniyle sözkonusu takip dosyasında müvekkile 01.11.2010 tarihli rücu belgesi verildiğini, rücu belgesine dayanılarak davalı hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16054 esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalının yetkiye ve borca itirazı ile takibin durduğunu, bunun üzerine takibe yetkili icra müdürlüğü olan Karabük İcra Müdürlüğü’nün 2010/5285 esas sayılı dosyasında kaldığı yerden devam edildiğini belirterek, davalının borca karşı yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkil ile dava dışı … Metal Nak. İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan mal alım satım sözleşmesi uyarınca müvekkilin takibe konu olan çeki keşide ettiğini, sözkonusu sözleşmenin feshedilmesi üzerine Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/158 esas ve 2009/341 karar sayılı ilamı ile müvekkilin dava dışı şirkete borçlu olmadığına karar verildiğini, takibe konu çeke ibraz süresi içerisinde karşılıksız açıklaması yazılmadığını, çek vasfında olmadığını, çeki bu halde iktisap etmiş olan hamile alacağın temliki hükümleri uyarınca sözleşmenin ifa edilmediği definin ileri sürülebileceğini belirterek, davanın reddine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6518 esas sayılı dosyasında alacaklının … Karasör San. ve Tic. Ltd. Şti., borçluların davalı …, dava dışı … Metal Nak. İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ve davacı … olduğu, takibin dayanağının 10.04.2009 tarihli 6.300,00 TL bedelli çek olduğu, çek keşidecisinin …, çek lehdarının … Metal Nak. İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, çekin ciro yoluyla davacı …’na, daha sonra da icra dosyası alacaklısı … Karasör San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ciro edildiği, dosya borcunun davacı … tarafından ödendiği ve rücu belgesinin düzenlendiği, Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/158 esas ve 2009/341 sayılı kararının davalı … ile dava dışı … Metal Nak. İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. arasında geçerli olduğu, çekin bir kambiyo senedi olarak sebepten mücerret olduğu, çek metninden açıkça anlaşılanlar hariç keşideci ile lehdar arasındaki defilerin cirantaya karşı ileri sürülemeyeceği, çekten dolayı keşidecinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak ilamsız icra takibi yapılması, başlatılan takipte borçluya gönderilen ödeme emrine borçlunun yasal süresi içinde itiraz etmesi, takibin itiraz nedeniyle durması ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde dava açılması, itirazın iptali davasının şartlarındandır.
Davacı alacaklı … alacağının tahsili için Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16054 esas sayılı dosyasında davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattığı, davalı borçlu …’ın gönderilen ödeme emrine karşı icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ederek icra takibini durdurduğu, davacı alacaklı …’nun da davalı borçlunun yaptığı yetki itirazını kabul ederek icra takibinin Karabük İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesini istediği, bunun üzerine takibin Karabük İcra Müdürlüğü’ne gönderilerek, Karabük 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5285 esasını aldığı anlaşılmaktadır.
Karabük 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5285 esas sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu …’a gönderilen ödeme emrinin borçlu davalıya 29.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesinde belirtilen yasal süre içinde ödeme emrine itiraz edilmediği görülmektedir.
Bu durumda; İİK.’nun 67. maddesine göre açılacak olan itirazın iptali davası için takibin itiraz ile durdurulmadığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.