YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7852
KARAR NO : 2013/2545
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan …. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … vek. Av. … ile davalılar … vek. Av. … Av. …, Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkili …’in ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dava dışı … Denizcilik ve Tic. AŞ. ile davalı … Bank Kiralama A.Ş. arasında Finansal Kiralama sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı şirketin 24.04.1997 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, geminin teslimi için verilen süre beklenmeden geminin Singapurdan kaçırılarak başka bir Türk Şirketine satıldığını, meydana gelen uyuşmazlığın 05.02.1999 tarihli protokol ile çözüme bağlandığını, müvekkilinin zararının tazmini amacıyla davalı şirketin müvekkile yeni geminin alınması konusunda telkinde bulunarak finansman sağlayacağını taahhüt ettiğini, bu amaçla müvekkili … tarafından … Denizcilik Tic. Ltd. Şti. adı altında yeni bir şirket kurulduğunu, ancak yeni gemi alımı konusunda müvekkilleri tarafından yapılan tekliflerin haksız ve kötüniyetle reddedildiğini, bu nedenle müvekkillerinin büyük zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,000 USD’nin davalı şirket ile davalı şirketin, yönetim kurulu üyelerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas mahkemesi olduğunu, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, müvekkillerinin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, iflasına karar verilen … Denizcilik ve Tic. AŞ. ile yapılan finansal kiralama sözleşmesinin 24.04.2007 tarihinde feshedildiğini, geminin dava dışı bir şirkete satışına karar verilmesine rağmen … Denizcilik ve Tic. AŞ.’nin almış olduğu tedbir kararı nedeniyle geminin Süveyş Kanalında alıkonulduğunu, meydana gelen ihtilafın 05.02.1999 tarihli protokol ile taraflarca çözüme kavuşturulduğunu, ancak protokol koşullarına uyulmaması üzerine geminin dava dışı üçüncü bir şirkete satıldığını, finansal kiralama ilişkisinden kaynaklanan 12.532,385 USD’nin müvekkiline ödenmediğini, … Denizcilik ve Tic. A.Ş.’nin iflas ettiğini, davacı …’in de iflas eden bu şirketin borçlarına kefil olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde yeni bir şirket kurulması yönünde teklifi olmadığı gibi finansman taahhüdünde de bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 05.02.1999 tarihinde … isimli kuru yük gemisinin kiralanması konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak davacıların bu konudaki işlemleri tamamlamadıklarını, bunun üzerine 05.02.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin 25.06.1999 tarihinde feshedildiğini, belirtilen iki adet finansal kiralama sözleşmesi dışında taraflar arasında başka bir sözleşme olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı … şirketinin yönetimindeki gerçek kişilere yönelik davanın reddi gerektiği; davalı şirket yönünden yapılan incelemede ise taraflar arasındaki 17.11.1993 tarihli ve 05.02.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmelerinin feshine ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın 05.02.1999 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshinden sonra davalı … şirketinin kendisine önerilen gemilere ilişkin finansal kiralama sözleşmesi yapacağı izlenimi vermesi, bu suretle davacıların çalışmalarına neden olmaları ve sebepsiz yere davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi yapmayı reddetmesinden kaynaklandığı, 05.02.1999 tarihinde imzalanmış bulunan OBO Engin gemisine ilişkin olarak bakiye borcun tamamlanması amacıyla taraflar arasında düzenlenen protokol ile … gemisini konu alan Finansal kiralama sözleşmesinin birbirini tamamlayan işlemler olduğu, akdi zamanaşımının 10 yıl olduğu, haksız fiil zamanaşımının ise zararın bütün unsurlarıyla birlikte öğrenilmesinden itibaren başlayacağı, bu nedenle davanın zamanaşımına uğramadığı davacı … Denizcilik Ltd. Şti. ile imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi üzerine senetlerin iade edildiği, geminin başka bir kişiye satılması nedeniyle 05.02.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin işlerlik kazanmadığı, bunun üzerine davalı … Denizcilik Ltd. Şti. tarafından başka gemilerin önerildiği, fakat davalı … şirketinin daha önce gerekli görmemesine rağmen bu kez gemi bedeli kadar banka teminat mektubu talebinde bulunduğu, sözleşmenin kurulması sırasında gündeme gelmeyip, geminin tespit edilmesinden sonra teminat mektubu koşulunun aranmasının sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, tespit edilen geminin davacılar tarafından kiralanması durumunda ilk bilirkişi raporuna göre 13.992.597 USD, ikinci bilirkişi raporuna göre ise 10.500,000 USD, gelir elde edilebileceği, davacıların talebinin 5.000,000 USD olması nedeniyle finansal kiralama şirketine yönelik davanın kabulü gerektiği belirtilerek, gerçek kişi davalılara yönelik davanın reddine, davalı … şirketine yönelik davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı …Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı … şirketinin gemi alımı için davacılardan … Denizcilik Ltd. Şirketine finansman sağlama yükümlüğünü nedensiz olarak yerine getirmediği ve sözleşme görüşmeleri sırasında akdin kurulması konusunda oluşturduğu güvene aykırı davranarak finansal kiralama sözleşmesi yapmaktan kaçındığı iddialarına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle davacılardan …’in finansal kiralama sözleşmesi görüşmelerini yürüttüğüne dair bir iddia yer almadığı gibi dosya içeriğinde de sözleşme görüşmelerinin bu davacı tarafından yürütüldüğüne dair bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı …’in tazminat isteminin kaynağı sözleşme veya sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk (culpa in contrehendo sorumluluğu) olmayıp, ancak haksız fiil sorumluluğu olabilir. Finansal kiralama sözleşmesinin davalı tarafından imzalanması hâlinde yüksek gelir getireceği iddia olunan “PRİMERA” gemisinin hurdaya ayrıldığı tarih Temmuz 2003 olup, dava tarihi ise 25.5.2006’dır. Davalı taraf süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, mahkemece haksız fiil zamanaşımının zararın bütün unsurlarının öğrenilmesinden itibaren başlayacağı gerekçesi ile davanın zamanaşımına uğramadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu husustaki mahkeme gerekçesi eksik kaldığı gibi davacılardan …’in başkanı olduğu İstanbul Deniz Ticaret Odasında hukuk danışmanı olarak görev yapan Prof. Dr. Fehmi Ülgener’in 9.2.2007 tarihli tutanakla “Tarafları tanımaz, bilirkişiliğe mani hâli yok. Usulen yemini yaptırıldı” şeklinde yaptığı yemin ile teslim aldığı işbu dava dosyasından verilen 7.11.2007 tarihli I.Bilirkişi Kurulu Raporunda da somut olayla herhangi bir ilişki kurulmadan zararın bütün unsurlarının öğrenilmemiş olduğu şeklinde genel ve soyut bir gerekçe ile zamanaşımı süresinin geçmediği yönünde görüş bildirilmiştir. Daha sonra alınan II. Heyet Raporunda ise zamanaşımı konusu mahkemenin takdirine bırakılmışsa da mahkemece bu takdir hakkının ne şekilde kullanıldığı açıklanmamış, tarafsızlık yönüyle de itiraza uğrayan I. Bilirkişi Kurulu Raporundaki ifadeler benimsenerek zamanaşımı konusunda karar verilmiştir. Haksız fiil zamanaşımının zararın bütün unsurlarının öğrenilmesinden itibaren başlayacağı açık olmakla birlikte somut olay bakımından zararın hangi unsurunun objektif bakımdan öğrenilemediği veya eksik kaldığı mahkeme gerekçesinde açıklanmamıştır.
Özellikle hurdaya ayrılmış olsa da bir geminin ne tür bir gelir getirebilecek iken finansal kiralama sözleşmesi imzalanmaması nedeniyle bu geliri getirmediği ve dolayısıyla zararın hangi unsurlarının eksik kaldığı veya belirlenmesinin mümkün olmadığı ya da tespitinin zor olduğu denetime açık bir şekilde belirtilmemiştir. Bu yönüyle karar usul ve yasaya aykırıdır.
2-Somut olayda 17.11.1993 tarihli ve 5.2.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmeleri mevcuttur. 17.11.1993 tarihli finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan sorunlar 5.2.1999 tarihli sulh protokolü ile çözülmüş; 5.2.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ise davacı … Denizcilik Ltd. Şti’nin üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle davalı … şirketi tarafından 25.6.1999 tarihinde feshedilmiş olup, her iki sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Ayrıca davalı … şirketi 9.7.1999 tarihli yazısı ile bundan sonraki finansal kiralama sözleşmeleri için gemi bedeli kadar banka teminat mektubu talebinde de bulunmuştur.
Uyuşmazlık, davalı … Şirketinin feshedilen 05.02.1999 tarihli Finansal Kiralama sözleşmesindeki koşullarla yeni bir finansal kiralama sözleşmesi yapma taahhüdünde bulunup bulunmadığı veya bu şekilde bir finansal kiralama sözleşmesi yapılacağı konusunda karşı tarafta oluşturduğu haklı güvene aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı … Denizcilik Ltd. Şti. davalı … Şirketinin feshettiği 5.2.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile aynı şartlarda başka gemiler için de teklifler sunmuş ise de davalı … şirketi tarafından bu istemlere karşı olumlu bir yanıt verilmemiştir. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmelerden biri sulhen, diğeri ise davalının haklı nedenle feshi sonucu sona ermiş olup, taraflar arasında başka bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı … şirketinin feshettiği 5.2.1999 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile aynı koşullarda sözleşme yapma yükümlülüğünün bulunduğu davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilmelidir. Özellikle taraflar arasında yaşanan bir dizi hukuki sorunlar sonrasında davalının sözleşme yapma taahhüdünde bulunduğunun kabulü için bu konuda somut delillerin sunulması zorunlu olup, olayların akışından çıkarılan birtakım varsayımlara dayanılarak davacının ispat yükünü yerine getirdiği sonucuna varılamaz. Mahkemece bu yönün gözden kaçırılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı …Ş. lehine takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.