YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6814
KARAR NO : 2011/7632
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan … Mah. 266 ada 4 parselin dava konusu taşınmazla karşılaştırılması sonucunda; emsalin dava konusu taşınmazdan daha az değerli olduğu kabul edilmek suretiyle değerlendirme yapılmış ve mahkemece de bu rapora dayalı olarak hüküm kurulmuştur. 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Dosyaya getirtilen kayıtlara göre; dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değeri 145,14 TL, emsal alınan taşınmazın asgari m² değeri ise 163,28TL’dir. Emlak vergi değerleri bakımından emsal olarak alınan taşınmazın değeri, dava konusu taşınmazdan daha fazla olduğunu göstermektedir. Buna göre dava konusu taşınmazın en fazla emsal ile eşdeğer olduğunun tespiti gerekirken dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip davacı idare tarafından davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altında alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece salt fazla paranın ödenmesine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.