YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17221
KARAR NO : 2013/3589
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında alım satım ilişkisinin bulunduğunu, davalının cari hesap borcu nedeniyle icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek borca ve imzaya itirazlarının iptaline ve en az % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı isminin yanlış yazılması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, taraflar arasında davacının ürünlerinin pazarlanması için anlaşma ile 30/08/2007 tarihli distibütörlük şartları adı altında sözleşme yapıldığını, davacıya kesin teminat mektubu verildiğini, davalının davacıdan aldığı ürünlerin bedelini ödediğini, ancak davalı şirket tarafından düzenlenen ve davacı şirket yetkilisi tarafından teslim alınan, iade ve itiraz edilmeyen toplam 4 adet faturanın ve sözleşmede belirtilen teminat priminin davalı borcundan mahsup edilmediğini, davacının teminat mektubunu iade ederek borcun sona erdiğini zımnen kabul ettiğini belirterek davanın reddine ve en az % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davalının imzaya itirazının olmadığı, bilirkişi raporlarında belirtilen 4 adet sevk irsaliyesi altında imzası bulunan Sedat Çakal’ın duruşmada imzaları kabul ettiği, işlemiş faiz yönünden davalıya herhangi bir ödeme ihtarnamesi gönderilmediği gerekçesiyle bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulune, 8.248,04 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 19’u aşmamak üzere temerrüt faizinin uygulanmasına, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, taraflar arasındaki ilişki nedeniyle davacıya 10/09/2007 tarihli (09/09/2008 tarihi dahil olmak üzere o tarihe kadar geçerli) teminat mektubu verildiğini ancak taraflar arasındaki ilişki sona erip borç bulunmadığı konusunda tarafların mutabakata varmaları üzerine anılan teminat mektubunun davacı tarafça 19/02/2008 tarihinde bankaya iade edildiğini, bu hususun da borç bulunmadığının göstergesi olduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece dosyaya sureti sunulan kesin teminat mektubunun süresi dolmadan iade edilmiş olmasının davalının savunması yönünden değerlendirilmesi ve davanın sonucuna etkisi üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken bu savunma üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.