YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/255
KARAR NO : 2010/4576
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar, dava dilekçesinde kızları…’un 1993 olan doğum yılının 1991 olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, müşterek kızları İlknur Mert’in gerçek doğum tarihinin 22.12.1991 olduğu halde, nüfus kütüğüne 22.12.1993 olarak yazıldığını ileri sürerek, bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece; anne ve baba tarafından açılmış olan davayı bunların takip etmek istemedikleri ve kabule onay vermedikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davanın yargılamasının yapıldığı oturuma davacılar … ve …’in gelmediği, yaşının düzeltilmesi istenen küçüğün huzuru ile davacı tanıklarının dinlendiği ve aynı gün davanın reddine karar verildiği 01.10.2009 günü açılan davada ve duruşmanın yapıldığı 13.11.2009 tarihinde yaşının düzeltilmesi istenen İlknur’un henüz ergin olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre açılan kayıt düzeltme davasıdır. Bu tür davalarda olduğu gibi somut olayda da davayı velayet hakkına dayanılarak küçüğün anne ve babası açmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesine göre, oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmemesi halinde de açılmamış sayılmasına karar verilir. Müşterek dilekçe ile dava açan anne ve babadan birinin (annenin) duruşma gününden haberdar olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davacıların gıyabında ve onların davayı yenileme imkanları da ortadan kaldırılarak yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.