Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/398 E. 2013/3667 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/398
KARAR NO : 2013/3667
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … ile süresi içinde diğer davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı …’un müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu bono bedeline mahsuben takip tarihinden önce diğer davalıya 10.000 TL ödeme yapıldığını, davalılar arasında ticari bağ bulunduğunu belirterek takip dosyasının 10.000 TL kısmı için iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, yapılan icra takibi sırasında davacı şirket yetkilisinin borcu kabul ettiğini ve icra kefili olduğunu, diğer davalı ile müvekkili arasında ticari bağ bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin takipte taraf olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; lehtara yapılan ödemenin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ancak lehtar olan davalı …’in diğer davalıya bir takım işlemlerinin yürütülmesi için vekaletname verdiği, davalıların aynı adreste iş yaptıkları ve böylece aralarında ticari bağ olduğunun anlaşıldığı, takip alacaklısı …’un lehtar …’e takip tarihinden önce yapılan ödemeyi bilmediği iddiasının yerinde olmadığı, takip aşamasında tüm borç ödenerek davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı … vekili 22.11.2012 havale tarihli temyiz dilekçesi ile birlikte aynı tarihte temyiz yoluna başvurma harcını ve maktu temyiz karar harcını yatırmıştır. Mahkemece eksik yatırılan 148,50 TL. bakiye temyiz karar harcının tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi halde HUMK 434/3 maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı şerhini içerir davetiye, davalı … vekiline 14.12.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı vekili davetiyedeki ihtarat ile verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde, 17.12.2012 tarihinde, 148,50 TL.’yi … yatırmış ise de, eksik temyiz karar harcının ihtarattaki 1 haftalık kesin süre sona erdikten sonra, 28.12.2012 tarihinde mahkeme veznesine girişi yapılmıştır. Gönderilen davetiyedeki ihtarat uyarınca davalı … vekilinin temyizden vazgeçmiş sayılacağına dair mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 tarihli ¾ sayılı İctihatı Birleştirme Kararına göre Yargıtay tarafından da karar verilebileceği benimsenmiştir. Bu nedenle davalı … vekili temyiz talebinden vazgeçmiş sayıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili olduğu dosya içerisinde yer alan vekaletnamelerden anlaşılan Gazi Aydın, dava konusu bono nedeniyle davacı aleyhine başlatılan icra takibinde talimat ile İhsaniye İcra Müdürlüğünce yapılan 02.02.2011 tarihli haciz sırasında, kısmi ödemenin bulunduğuna ilişkin bir beyanı olmaksızın tüm takip borcunu kabul edip, ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece davacının borcu kabul ettiği ve ödeme taahhütleri ile bağlı olduğu gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.