YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9486
KARAR NO : 2012/3792
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali – alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı kumaşların bedelinin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sattığı kumaşlarda likra patlakları ortaya çıktığını, ayıbın derhal davacıya bildirilerek bu konuda 12.369,02 TL.’lik fatura düzenlenerek satış bedelinden düşürüldüğünü, kumaşların ayıplı olduğunun İsviçredeki STR laboratuarınca verilen raporla da sabit olduğunu, VUK ve TTK’da öngörülen üçer aylık geçici vergi dönemlerinde yapılması zorunlu olan “mutabakat sağlama” zorunluluğu nedeniyle cari hesap bakiyesinin davacıya bildirilerek mutabakat sağlandığını 31.12.2007’de ise bakiyenin sıfır olduğuna dair gönderilen mutabakat yazısına davacının cevap vermediğini, sözleşmenin de bu tarih itibariyle sona erdiğini, bu itibarla Eylül 2007’de gönderilen mutabakat yazısındaki 23.488,55 TL bakiye borçlarının bulunduğuna dair beyanın ikrar mahiyetinde olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı vekili karşı davasında, davacının müvekkiline sattığı kumaşların gizli ayıplı olduğunu, durumun müvekkilinden bu kumaşları satın alan ithalatçı firmanın kumaşlar üzerinde laboratuar incelemesi yaptırması sonucu ortaya çıktığını, ithalatçı firma tarafından müvekkiline iade faturası düzenlendiğini, müvekkilinin 91.168 TL zarara uğradığını iade edilen malların değerinin en fazla 20.000 TL olduğunu belirterek 71.168 TL zararın davacı – karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı – karşı davalı vekili, karşı davadaki tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, malın son teslim tarihinin 12.06.2007 olduğunu, kaldi ki davalı – karşı davacının kumaştaki kusuru daha önceden bildiğini bildirerek, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere ve bilirkişi raporlarına göre, davacı karşı davalı tarafından davalı – davalı karşı davacıya satılan siyah renkli balık sırtı kumaşlarda likra kopukluğu olup bunların çıplak gözle görülen açık ayıp niteliğinde bulunduğu, ayıbın davacı – karşı davalıya ihbar edildiği, söz konusu ayıbın kumaşların davalı – karşı davacı tarafından yurt dışına gönderilmeden fark edildiği ve cımbızlama işlemi ile ayıbın giderilmeye çalışıldığı, davacının cımbızlama işlemine muvafakat ettiği cımbızlama sonucu oluşan 12.369.02 TL.’lik fire bedelinin davacı – karşı davalı tarafından kabul edildiği, davalı – karşı davacının basiretli bir tacir gibi davranarak cımbızlama işlemi ile kumaşlardaki ayıbın tam olarak giderilip giderilmeyeceğini, ileriki aşamalarda tekrar ortaya çıkıp çıkmayacağını kontrol etmeden kumaşları yurt dışına göndermekle bu aşamadan sonra oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaldı ki, fire bedeli düşüldükten sonra 23.488,55 TL üzerinden tarafların mutabakata vardığı ve davalı – karşı davacının defterlerine kaydettiği 23.488,55 TL’den sorumlu olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, davalının itirazının bu tutar asıl alacak üzerinden iptaliyle, takibin bu tutar üzerinden avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, davalı – karşı davacının ayıplı kumaşlar nedeniyle uğradığı zarardan doğan dava hakkını TTK.’nun 25/4. maddesinde öngörülen (6) aylık sürede kullanmadığı gerekçesiyle de karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı – karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.