Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1524 E. 2012/5566 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1524
KARAR NO : 2012/5566
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı 3. kişi yetkilisi, Tuzla İcra Müdürlüğünün 2009/3196 talimat sayılı takip dosyasından 23.7.2009 tarihinde haczedilen plastik enjeksiyon makinasının yetkilisi olduğu şirkete ait olduğunu, dava konusu makinanın borçlu şirkete 4.2.2009 tarihli fatura ile satıldığını, borçlunun mal bedelini ödeyememesi nedeniyle makinanın 30.6.2009 tarihli fatura ile iade edildiğini, haczin makinalar taşınırken yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, dava konusu makinanın daha önce aynı adreste 16.7.2009 tarihinde de haczedildiğini, ancak bu haczi sonradan kaldırdıklarını, o hacizde aynı mahcuz için bir başka şahsın istihkak iddiasında bulunduğunu, bir hafta sonra yapılan dava konusu hacizde ise davacının istihkak iddiasında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin dava dışı … Gıda Tur. Ltd.Şti.ne ait işyerinde yapıldığı, bu adreste bulunan dava konusu makinanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişindir.
Dava konusu haciz 23.7.2009 tarihinde borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karine aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Haczin yapıldığı adreste daha önce de 16.7.2009 tarihinde haciz yapılmış, işyerinde dava dışı … Ltd.Şti adına düzenlenmiş vergi levhası görülmüş, haciz sırasında hazır bulunan … isimli kişi haczedilen makinaların kendisine ait olduğunu beyan ederek istihkak iddiasında bulunmuştur. Dava konusu haciz de ise davacı 3. kişi şirket yetkilisi işyerinin ve mahcuzların 3. kişi Ak Grup Ltd. Şti.ne ait olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasında bulunmuş ve haczedilen aynı makina haciz mahallinde hazır olan ve daha önce de istihkak iddiasında bulunan …’ya yediemin olarak bırakılmıştır. Davacı şirket ile dava dışı … Ltd.Şti ortak ve yetkililerinin akraba oldukları, borçlu şirketin haciz adresinde 9.3.2009 tarihinde ek işyeri açtığı, daha sonra adresi 30.6.2009 tarihinde boşalttığı, davacı 3. kişi şirketin ise borçludan sonra 1.7.2009 tarihinde haciz adresinde faaliyete başladığı ticaret sicili kayıtları ile sabittir. Davacı 3. kişi dava konusu makinayı 4.2.2009 tarihli fatura ile borçluya sattığını, borcun ödenmemesi nedeniyle makinanın 30.6.2009 tarihli fatura ile iade edildiğini ileri sürmüş ise de davacı ile borçlu şirketler arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı ilişki olduğu açıkça ortadadır. Davacı 3. kişi mülkiyet karinesi aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği gibi haciz adresinde borçludan bir gün sonra faaliyete başlaması, dava konusu makinanın borçludan iade faturası ile alınması karşısında aralarındaki ilişkinin örtülü ticari işletme devri niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu halde İİK.nun 44 ve BK.nun 179. maddesi uyarınca işletmeyi devralan 3. kişi işletmenin borçlarından da sorumludur. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı yekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.