Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10958 E. 2010/14814 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10958
KARAR NO : 2010/14814
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar …, …, …, …, …, … murisi … … …’nın nüfus kütüğünde “…” yine davacılardan …, …, … ve …’un nüfus kütüğünde “…” olan anne adının “… ” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin müşterek murisi … … … ile …’nın anne baba bir kardeş olduklarını ancak kardeşlerden … ile … … …’nın nüfus kütüğüne anne adlarının yanlış yazıldığını ileri sürerek … … …’nın … olan anne adının …, …’nın ise … olan anne adının … olarak, … … ile …’nın annelerinin TC kimlik numarasının düzeltilmesini, kardeşleri … ile kardeş olduklarına dair nüfus kütüğünde bağlantı sağlanmasını istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; mahkemece 02.04.2010 günlü ara kararında davacı tarafın taleplerinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve bu nedenle 500 TL ücretin davacılar tarafından karşılanmasına karar verildiği, 17.06.2010 günlü oturumda ise davacı vekilinin bilirkişi ücretini yatıramayacağını bildirdikleri delillerin toplanmasını ve o deliller çerçevesinde karar verilmesini, bilirkişi incelemesinden vazgeçilmesini talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 275. maddesine göre mahkemece, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenmesi mümkün değildir. Davacının çözümünü isteyip dava konusu yaptığı hususlar özel veya teknik bir bilgiyi gerektirir nitelikte değildir. Hakimin bizzat kendisinin sonuca ulaştırıp karara bağlaması gereken uyuşmazlığı bilirkişiye çözdürmek istemesi ve bu konuda ucuz adalet prensiplerine aykırı olarak taraflardan bilirkişi ücretini yatırmalarına karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle mahkemece tarafların bildirdikleri deliller toplanıp incelenip ve değerlendirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.