Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17985 E. 2013/5485 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17985
KARAR NO : 2013/5485
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 30.04.2008 ve 04.07.2009 tarihli yerel TV’lerde film ve programların gösterim sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini ve davalıya 5.428 TL ve 11.799,825 TL fatura düzenlediğini, ancak davalının ödeme yapmadığını,bunun üzerine icra takibi başlatıldığını,davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline , takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Ankara olduğu için icra takibinin ve davanın yetkili Ankara icra dairelerinde ve mahkemelerinde açılması gerektiğini; davacının müvekkilinden alacağı olmadığını, söz konusu faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini ve müvekkili şirketin defterlerinde bu faturalara ilişkin kayıt olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda taraflar arasında iki adet hizmet sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmelerden ilkinde sözleşme bedelinin 4.600,00TL+KDV olmak üzere (5.428,00TL) olarak belirlendiği, diğerinde ise 10.000,00 TL+KDV olmak üzere (11.800,00TL) olarak belirlendiği, davalı şirketin takibe konu borcun 5.428,00.TL’lik kısmının davacı hesabına yatırılacağını beyan etmesiyle borcu kısmen kabul ettiği, davalının defterlerini ibraz etmeyerek lehine delil sunma olanağını kullanmadığı, davacının kendi defterleri ile alacağını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, taraflar arasında 30.04.2008 ve 04.07.2009 tarihli film ve program gösterim sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek dava açmış, davalı davaya konu faturaların tebliğ edilmediğini,faturaya konu hizmetin verilip verilmediğinin belli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı, iki adet sözleşmeye dayanmış, davalı 11.07.2011 tarihli cevabi ihtarnamede davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanan yazılı sözleşme bulunmadığını, davacıya 5.428.TL haricinde borcunun olmadığını bildirmiştir. Bu durumda davacı sözleşmede davalı yetkililerinin imzasının bulunduğunu , imzası olmasa bile hizmet verdiğini ve sözleşme konusu film ve programların davalıya teslim edildiğini, davalı adına düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini,davalıdan fatura miktarı kadar alacaklı olduğunu ve davalının bu faturalara itiraz etmediğini kanıtlamalıdır.
Mahkemece davacıya yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davasını ispat için delillerini sunma imkanı tanınmalı, davalı tarafın sözleşmedeki imzaya itirazı konusunda da inceleme yaptırılmalı, sözleşmede imzası olan kişilerin davalı yetkilisi ya da çalışanı olup olmadığı araştırılmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafın kanuna uygun tutulmayan defterlerine dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.