YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4344
KARAR NO : 2012/5715
KARAR TARİHİ : 04.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazdaki payını kardeşi olan diğer davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, satışın kardeşler arasında icra takibinden sonra yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.’nın 277 vd. maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası’nın 36/1 maddesinde ” Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmü düzenlenmiştir. Yine 1086 sayılı HUMK.’nın 73. maddesi uyarınca “kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikce hükmünü veremez.” ifadesi yer almaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunun 10.maddesi hükmüne göre “Tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.”
Aynı yasanın 32. maddesi hükmü gereğince ” Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur.”
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; Dava dilekçesi davalı …’a borçlunun da müşterek adresi olan … adresinde T.K.’nın 16. maddesi uyarınca borçlunun eşi olan …’a tebliğ edilmiş, gerekçeli karar da aynı şekilde adı geçen kişiye tebliğ edilmiş ise de, davanın niteliği gereği borçlu ile … arasında menfaat çatışması bulunması ve temyiz dilekçesine ekli 22/04/2011 tarihli belge içeriğinden davalı …’nın tebligat yapılan adreste ikamet etmediğinin anlaşılmasına göre yapılan her iki tebligatın da usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; davalı …’ın bildirdiği en son adresi itibariyle dava dilekçesinin usulen tebliği ile savunmasının alınması ve ibrazı halinde delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde T.C Anayasasının 36. ve 1086 sayılı HUMK.’nın 73. maddeleri hilafına, davalının savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 04/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.