Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10636 E. 2012/3927 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10636
KARAR NO : 2012/3927
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı bankanın takip dayanağı olarak kullandığı Genel Kredi Sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile müvekkili adına sahte imza atıldığını, müvekkilinin böyle bir sözleşmeye imza atmadığı gibi bu şekilde bir kredi çekildiğinden de haberdar olmadığını belirterek söz konusu kredi sözleşmesinden dolayı müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava dışı … Plastik Ltd. Şti. ile müvekkili bankanın Çamdibi Şubesi arasında Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye davacının müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ile kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını ve icra takibinin kesinleştiğini, akrabasının kullanmış olduğu krediden davacının haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, ödeme emrini akrabasından alan davacının hiç bir yasal işlem ve önlem almamasının izahının mümkün bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve %40’tan aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; icra takibi ve davaya konu 16/03/2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, müşterek ve müteselsil kefil olarak davacı adına atılan imzanın sahte olduğu, davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2009/1735 sayılı dosyasında takibe konu edilen alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.