YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4383
KARAR NO : 2012/11654
KARAR TARİHİ : 12.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı birleştirilen menfi tespit itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanında kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …ile davalı arasındaki 21.000,00 TL bedelli nakit destek kredisi için kefil olduğunu, müvekkilinin asıl borçluya olan kefaletinin sadece 25/12/2008 tarih 21.000,00 TL bedelli krediye ilişkin olup bunun dışında hiçbir borç ve krediye kefaletinin söz konusu olmadığını, davalı banka tarafından … 4. Noterliği’nin 43975 yevmiye nolu 12/05/2010 tarihli ihtarnamesinde müvekkilinin kefil olduğu krediden bakiye 12.384,13 TL borç kaldığının bildirildiğini, bu kredinin icra takibine konu olmakla beraber açtıkları davanın konusu olmadığını, müvekkilinin davalı bankaya çek yaprak bedellerinden dolayı bir borcu ve kefaleti bulunmadığını, davalı bankanın bunu bilmesine rağmen müvekkilinden çek yaprak bedeli istemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, …5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16550 E. sayılı dosyasında 37.281,60 TL müvekilinin borçlu olmadığının tespitine ile davalı bankanın ağır kusurlu olması nedeniyle %100 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı asıl borçlu … ile 25/12/2008 tarihinde 100.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davacının sözleşmenin 2. maddesi gereğince bütün kredilere ve bankacılık işlemlerine kefil olmayı kabul ettiğini bildirerek açılan davanın reddi ile davacının % 40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
…1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/832 E. sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili tarafından davalının kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine …5. İcra Müdürlüğünün 2010/16550 E. sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
…1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/832 E. sayılı dosyasında davalı vekili, …1 İcra Hukuk mahkemesinin 2010/1422 E -2010/1350 K sayılı dosyasında açtıkları davada ödeme emrinin usulsüz olduğuna karar verildiğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu bu nedenle usul hukuku açısından itirazın iptali davası açılamayacağını, davacının icra takibini Küçükçekmece İcra müdürlüğünde başlattığını, dosyanın yetki itirazı ile …5 İcra Müdürlüğü 2010/16550 E sayılı dosyası ile 21/07/2010 tarihinde işlem görmeye başladığını, bu tarihe kadar olan ödemelerin alacaktan mahsubu ile davacının yeni bir takip talebi vermesi gerekirken davacının önceki takip talebindeki tutarlar üzerinden takibe devam ettiğini, müvekkilinin kefaletinin bulunduğu nakit destek kredisi yönünden borç ödenmekle davanın konusuz kaldığını, davacının çek yaprak bedellerine ilişkin itirazın iptali talebinin de müvekkilinin çek yaprak bedellerine ilişkin kefaletinin bulunmadığını bildirerek davanın reddine ve davacı aleyhine %100 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
…1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/832 E. sayılı dosyasında mahkemece, aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle bu dava yukarıda anılan …3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/723 E. Sayılı dosyasında görülen dava ile birleştirilip yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında düzenlenen genel kredi ve teminat sözleşmesi içeriğinde bu hususlara dair açık bir hüküm bulunmadığı, genel nitelikli kredi sözleşmesinde çek hesabı açılmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmaması karşısında bankanın tazmin edilen çek yapraklarından nakde dönüşen alacağı ile çek yaprağı depo tutarını davacı karşı davalı …’tan talep edemeyeceği, müteselsil kefil …’ın takip tarihinden dava tarihine kadar yaptığı ödemelerin de dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile davacının açtığı menfi tespit davasında …5.İcra Müdürlüğünün 2010/16550 Sayılı takip dosyasında takip konusu 1.584,54 TL asıl alacak, 2.433,09 TL işlemiş %99 temerüt faizi, 121,65 TL BSMV olmak üzere toplam 4.139,28 TL dışında borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın takipte haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davacının tazminat talebinin reddine, …1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/832 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında, davalı borçlu tarafından takip tarihinden dava tarihine kadar yapıldığı saptanan 14.800 TL’lik ödeme yönünden davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığından bu kısma yönelik talebin reddine, davalının …5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/16550 E. sayılı takip dosyasında itirazının kısmen iptali ile davalının takip tarihi ile dava tarihi arasında yaptığı ödemeler de dikkate alınmak suretiyle 1.584,54 TL asıl alacak, 2.433,09 TL işlemiş faiz, 121,65 TL BSMV olmak üzere toplam 4.139,28 TL ye yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %99 oranında temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacağın %40 oranında (633,81 TL) inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davasının davacısı … açmış olduğu davada takip konusu yapılan asıl alacak miktarı olan 15.316,11 TL’nin içerisinde yer alan tahsil edilmiş çek bedeli tutarı olan 2.847,91 TL’den sorumlu tutulamayacağını da bildirmiştir. Nitekim davalı-birleşen dava dosyası davacısı banka keşide etmiş olduğu ihtarnamede, davacı-birleşen dava dosyası davalısı …’ın taksitli ticari krediden dolayı 12.384,13 TL, tahsil edilen çek bedelleri olan 2.847,91 TL ve 81456414 nolu hesaptan dolayı da 84,07 TL olmak üzere toplam 15.316,11 TL borcu olduğunu bildirmiştir.
Nitekim bilirkişi raporunda da davalı-birleşen dosya davacısı bankanın alacağı hesaplanırken tahsil edilen çek bedelleri de dahil edilmiştir.
Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun 8. sayfasının ilk paragrafında bu çeklerin hesaba dahil edilmediği bildirilmiş, akabinde ise yapılan hesaplamada toplama katmıştır.
Mahkemece gerekçeli kararın 5. sayfasında bu bedelin dahil edilemeyeceği gerekçeye yazıldığı halde hüküm kısmında toplama katılarak karar verilmiştir.
Hal böyle olunca yukarıda yapılan açıklamalar da gözetildiğinde kararın gerekçesi ile hüküm kısmı çelişkilidir. Öte yandan hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine imkan verecek ve sonuca varacak açıklıkta da değildir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, iddia, savunma, taraf vekillerinin rapora itirazları gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp, asıl ve birleşen dava hakkında karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.