YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3896
KARAR NO : 2012/10674
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı … Et ve Süt Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 20.07.2007 tarihli genel kredi sözleşmesini müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, ancak sözleşmede kefalet limiti belirtilmediğinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davalı bankanın sözleşmeye dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yapıp 1.700 TL tahsil ettiğini ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya 26.700 TL borçlu olunmadığının tespitine, 1.700 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, sözleşmede davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin düzenlendiği anda kefalet miktarı yazılı olmadığından BK’nun 484. maddesi gereğince davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davacı tarafından davalıya ödenen 1.700 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu, genel kredi ve teminat sözleşmesinin 1’nci sayfasında kredi limitinin 75.000 TL olduğu rakam ve yazıyla açıkça belirtilmiştir. 1’nci sayfadaki bu kredi limitinin sonradan doldurulduğu yolunda bir iddia mevcut değildir. Sözleşmenin son sayfasındaki kefalet limitinin sonradan doldurulduğu, başka bir anlatımla sözleşmenin imzalandığı tarihte kefalet limitinin sözleşmeye yazılmadığı kabul edilse bile 12.04.1944 tarih ve 14/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca sözleşme içeriğinden kredi limiti belirli olduğu için kefilin sorumlu olacağı azami miktarın bu şekilde belirlenebilmesi karşısında kefalet akdinin geçerli olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece somut olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve sözleşme limiti gözden kaçırılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.