Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5581 E. 2010/16447 K. 20.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5581
KARAR NO : 2010/16447
KARAR TARİHİ : 20.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas alınır. Buna göre arsa niteliğinde olan dava konusu taşınmazın 25.09.2008 tarihine göre değerlendirilmesi gerekirken, daha sonraki bir tarih esas alınmak suretiyle değerlendirme yapılmış olması,
2-Emsal alınan 1138 parsel sayılı taşınmazın 08.03.2004 tarihinden önce, dava konusu taşınmazın 25.09 2008 tarihinden önce yapılan bir imar düzenleme çalışması sonucunda oluşmuş parseller olup olmadıklarının Belediye İmar Müdürlüğünden, sorularak dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsal alınan taşınmazın imar parseli olması halinde dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi,
3-Kamulaştırma Yasası’nın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu nedenle dava konusu taşınmazla emsal alınan taşınmazın bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce belirlenen 2008 yılı emlak vergisine esas asgari m² değerlerinin ilgili belediyeden getirtilerek vergi değerleri oranları ile bilirkişi raporunda emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise bu farklılık ve çelişkilerinde giderilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.