Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16885 E. 2013/4874 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16885
KARAR NO : 2013/4874
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalılarla akdettiği 31.10.2007 tarihli sözleşme kapsamında bir adet traktörü 35.000 Euro bedelle satın alarak, 13.615 Euro’sunu peşin ödeyip kalan tutarın taksitlendirildiğini, sonrasında yanlar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğinden bahisle 10.560 Euro bedelli bir adet bonoya dayalı olarak davalılardan TEB Finansal Kiralama A.Ş.tarafından aleyhine takip başlatıldığını, oysa yanlar arasındaki sözleşmenin satım sözleşmesi olup, herhangi bir şekilde finansal kiralama sözleşmesi akdolunmadığını, anılan sözleşmenin sahte olduğunu belirterek satış sözleşmesinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TEB Finansal Kiralama A.Ş.vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, yanlar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdolunduğunu ve davacının kira borçlarını zamanında ödemediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller kapsamında davacı ve davalılardan TEB Finansal Kiralama A.Ş.arasında noter huzurunda finansal sözleşmesi akdolunarak satıma konu traktörün davacıya teslim olunduğu, ancak davacının ödeme planına uymayarak ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi benimsenen bilirkişi raporuna göre sözleşme gereğince 46.825.52 Euro karşılığı 99.176.45 TL.borcunun bulunduğu, diğer davalı şirketin tüzel kişiliğinin ise davacı yanca açılan bu davada gösterilmemiş olmasından bahisle davalı … Tarım firma olup, tüzel kişiliği bulunmadığından bu davalıya yönelik davanın husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalı …Ş.hakkındaki davanın ise kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 208/4.fıkrasında “Resmi bir senetteki yazı veya imzayı inkar eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hakim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkar eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir” denilmektedir. Anılan bu madde hükmü uyarınca mahkemece uyuşmazlığa konu Finansal Kiralama Sözleşmesi’ni düzenleyen noter aleyhine dava açması için davacıya süre verilerek sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olduğu gibi öte yandan belirtilen sözleşmenin düzenlendiği noterde yeminli başkatip olarak çalışan Yasemin Şahin’in resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından yargılandığı İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/382 Esas sayılı davanın da sonuçlanması beklenilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.