Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8387 E. 2012/6177 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8387
KARAR NO : 2012/6177
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.5.2012 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … ve Süt Ürünleri A.Ş’nin dava dışı amme borçlularının borcu için haciz ihbarnamesi gönderildiğini, haciz ihbarnamesine verilen cevapta borçlu olmadıklarının bildirilmesine rağmen yapılan araştırmada amme borçlularına borcu olduğunun anlaşıldığı iddiası ile ödeme miktarı kadar alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu edilen amme alacaklarının ödenmiş olmasından dolayı davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ve vekalet ücreti yönünden de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesine göre açılmış alacak davasıdır.
Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde yazılı haciz ihbarnamelerinden dolayı sorumlu olduğu iddiası ile davalı aleyhine açılan davada vergi borcunun ödenmesinden dolayı esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar doğru ise de davanın açılmasına, davalı tarafın sebebiyet verdiği yolundaki kabulü doğru değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafın dava dilekçe-
sinde yazılı haciz ihbarnamelerinin tebliği tarihinde, amme borçlusuna bir borcu yoktur. Bu durumda davalının haciz ihbarnamesine itiraz etmesi tabii olduğu gibi davanın açılmasına sebep olduğu da söylenemez. Hal böyle olunca davalı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması isabetli değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin öngörülmüş olması karşısında vekalet ücretinin maktu olarak tayini sonuç olarak doğru olmakla birlikte bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.