Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/13118 E. 2010/16493 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13118
KARAR NO : 2010/16493
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili dava dilekçesinde, ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekilleri dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazın 17 numaralı bağımsız bölümün kiracısı olan davalının ana taşınmazın ortak alanlarına ve bahçesine müdahale ederek müşterilerin gelip oturmalarını sağladığını, söz konusu yerde gürültü ve duman çıkartarak rahatsızlık verdiğini, ayrıca bahçedeki bitkileri de söktüğünü ileri sürerek muarazanın giderilmesini, müdahalenin önlenmesini, bahçenin eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kira sözleşmesine dair men davası olduğu, bu işe bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu anataşınmazda kat irtifakı kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi içeriğine göre dava, davalının ana taşınmazın ortak alanına müdahalesinin önlenmesi, duman ve gürültü çıkartmak suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Söz konusu uyuşmazlıklar niteliği itibariyle Kat Mülkiyeti Yasası’ndan kaynaklanmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının Ek-1. maddesine göre, bu Yasanın uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir. Yasanın bu buyurucu hükmü ile usul ekonomisi de gözetilerek dava sonunda verilecek karar anataşınmazın anlaşmazlığa konu olan 17 numaralı bağımsız bölümünün malikinin hukukunu da etkileyeceğinden öncelikle bu bağımsız bölümün maliki davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilip tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken hukuki olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.