YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6382
KARAR NO : 2013/2627
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ile davalılardan … vek. Av. … gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … Ltd. Şti. arasında ilişki nedeniyle müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalı şirketin bankadan kullanacağı kredinin teminatı olarak 1. sırada ipotek kullanıldığını, daha sonra davacının davalı … Ltd. Şti. ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden bu şirkete karşı doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere 2. derecede … Ltd. Şti.’nin yetkilisi …’ın kardeşi … lehine 60.000 TL’lik ipotek tesis edildiğini ayrıca … lehine 60.000 TL’lik teminat senedinin müvekkilince imzalandığını, … imzalı 04.01.2007 tarihli belge ile de bu senedin teminat senedi olduğunun belli olduğunu, senet üzerinde … imzalı “Teminat senedidir. Alacak bakiyeleri sıfırlanmadan tahsile konulamaz” ibaresinin bulunduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu … Otomotiv Ltd. Şti.’nin davalı şirkete az bir borcu olmasına rağmen teminat senedi kambiyo senedine dönüştürülüp haksız olarak çalışanları davalı …’a ciro edilerek kötü niyetli takibe konu yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının davalı … firmasına borcu bulunduğunun çekişmesiz olduğunu, dava konusu senedin bu ilişki ile alakasının bulunmadığını, davacının müvekkilinden aldığı nakit para nedeniyle bu bononun düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Makine San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya konu senetle müvekkilinin alakasının bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki ile bu senedin ilgisinin olmadığını, 04.01.2007 tarihli müvekkili şirket temsilcisinin imzaladığı belgenin iddia edildiği gibi yorumlanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, iddianın yerinde olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller neticesinde; davacının iddiasını yazılı bir belgeyle ispatlayamadığı, davacı tarafından teklif olunan yeminin davalı … tarafından eda edildiği gerekçeleri ile davalı …. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı iş bu davasında, davalı … Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkinin teminatı olarak …’in temsilcisi ve genel müdürü olan …’ın kardeşi davalı …’a verilen teminat bonosunun diğer davalı kötü niyetli hamil … tarafından takip konusu edildiğini bildirerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davacı yanın temsilcisi olduğu şirketin davalı şirket ile ticari ilişkisi olduğu bu nedenle davacının keşidecisi olduğu, bononun davalı şirket temsilcisi …’ın kardeşi diğer davalı …’a verildiği iddialarının ispatı doğrultusunda dosya içerisine, 04.01.2007 tarihli … başlıklı … – Genel Müdür imzalı belge ile aslının davalı …’ta olduğu bono fotokopisinin altına yazılan keza imzası davalı … tarafından inkar edilmeyen belge fotokopisini ibraz etmiştir.
Mahkemece anılan bilirkişi raporunda; davacının yetkilisi olduğu … şirketinden davalı … şirketinin 24.090,47 TL alacaklı bulunduğu bildirilmiştir. Zaten davacı da bir miktar borç olduğunu dava dilekçesi ile kabul etmiştir.
Tüm bu açıklamalar gözetildiğinde mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda belirtilen davalıların imzaları inkar edilmeyen yazılı beyanları dikkate alındığında dava konusu bononun teminat olarak verilmiş olduğunun kabulü ile, davacının yetkilisi olduğu şirketten davalı …’in alacaklı olduğu miktar kadar bononun teminat fonksiyonunun devam ettiği, …’ün davalı … ile çalıştığı bir başka ifade ile iyi niyetli hamil olmadığı gözetilerek bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.