YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12278
KARAR NO : 2012/3749
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka ile dava dışı … arasında Genel Kredi Sözlemesi imzalanmış, davalılarda sözleşmenin müteselsil kefili olmuştur. Hesabı kat eden banka 16.9.2009 tarihinde borçlu ve kefiller hakkında icra takibi yapmış, itiraz üzerine itirazın iptali ve tazminat istemi ile bu dava açılmıştır.
Davalı, … cevap dilekçesinde …’ın aldığı taşıt kredisine kefil olduğunu bu kredinin ödenip kapatıldığını …’ın Ticari Krediye kefil olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde, Taşıt kredisine kefil olduğunu bu kredinin borcunun ödenerek kapatıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu, raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 55.203.37 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacak 46.769.39 TL’ye takip tarihinden itibaren %48 temerrüt faizi uygulanacak şekilde takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Kredi sözleşmesinin birinci sayfasında Kredi limitinin 50.000.00 TL gösterilerek sözleşmenin 64. sayfasında da …’ın 52.500.00 TL limitle müteselsil kefil olarak imzasının alındığı, limit arttırımına ilişkin 65. sayfada önceki limit (0) olarak gösterilen limit arttırımı yapıldığı, limit arttırımı sayfasında hükmü temyiz eden …’ın imzasının olmadığı dosya içeriği ile sabittir.
Davalı …, 2005 yılında borçlu …’ın kullandığı taşıt kredisine borçlu araçlarının üzerine rehin konulduğu için buna güvenerek kefil olduğunu borçlunun kullandığı kredi borcunun ödendiği 13.12.2007 tarihinde rehinlerin kaldırıldığını, limit arttırımı yapılarak borçluya yeni kredi kullandırıldığını, limit arttırımında imzasının olmadığını, limit arttırımından sonra kullandırılan kredinin geri ödeme planında da isminin geçmediğini, 11.12.2007 tarihinde kullanılan bir kredi için verilen rehnin 13.12.2007 tarihinde kaldırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olup, bunun da kredinin 2005 yılında kullandırıldığını 11.12.2007 tarihinin sonradan atıldığını gösterdiğini savunmuş ve buna ilişkin delillerini ibraz etmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında davalının bu savunması üzerinde durulmamış ve tartışılmamıştır. Rehinlerin kaldırılış tarihi limit arttırımı bölümündeki önceki limitin (0) oluşu ve limit arttırımı sayfasında davalının kefil olmadığı hususları üzerinde durulup bu yönler tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.