Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1779 E. 2012/5516 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1779
KARAR NO : 2012/5516
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarlandığını hasar bedeli ve gelir kaybı dolayısıyla 9.090,56 TL tutarında hasar oluştuğunu, kaza tutanağına göre davalı …’ın tam kusurlu olduğunu belirterek 9.090,56 TL.nın kaza tarihinden itibaren tacir olanlardan ticari, bu statüde olmayanlardan yasal faizi ile tahsilini (davalı … şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) talep etmiştir.
Davalı … … Sigorta A.Ş vekili davanın zamanaşımına uğradığını sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve … vekili trafik kazasının oluş şeklinin farklı olduğunu müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, trafik kazasının meydana geldiği tarihte saat 07.30 ve 07.35 te iki ayrı tutanak düzenlendiğini, tutanak ekindeki alkol tesbit belgesine göre kazaya 6 ayrı aracın karıştığını, tutanaklarda olayın birbirine zıt ve farklı şekilde anlatıldığını, davacı aracının davaya konu kazadan önce trafik kazasına karıştığını buna rağmen hiç bir önlem alınmadığını, önceki kazaya ilişkin tutanağın dosyada olmadığını, kazaya karışan dier araç sürücüleri hakkında dava açılmadığını, zircirleme trafik kazası meydana geldiğini beirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedeli ile aracın onarım süresince çalışamaması nedeniyle oluşan gelir kaybı zararının bulunduğunu belirterek, karşı aracın işleteni sürücüsü ve ZMSS şirketi aleyninde dava açmıştır. HUMK.nun 163. maddesinde ” kanunun tayin ettiği müddetler kati’dir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kat’i olduğuna da karar verebilir. Aksi takdirde müdetti geçirmiş olan taraf yenisini isteyebilir. Bu suretle verilecek müddet katidir. Bir daha verilemez” düzenlemesi getirilmiştir. Davacı tarafa ait araç 17.1.2008 tarihinde saat 07.20,07.30,07.35 ve 09.00’da birçok araç ile ayrı ayrı trafik kazalarına karışmış olup davaya konu davalı tarafın karıştığı zincirleme trafik kazası 07.30 da meydana gelmiştir. Her bir kazada davacı aracı hasarlanmıştır.
Davaya konu kazaya ilişkin fotoğraf, davacı kurumca düzenlenen hasar raporu, olay yeri raporu, sürücülere ait alkol raporları araçların trafik kayıtları dosya içine alınmıştır. 4.11.2010 tarihli bilirkişi ön raporun da olay tarihinde saat 06.00 ile 09.00 arasında … ilçe Jandarma Komutanlığınca tutulmuş olan İncek Bulvarı Jandarma Eğitim Kamutanlığı Nizamiye önünde meydana gelen zincirleme trafik kazası ile ilgili tüm tutanakların özellikle davacı aracının kaza yeri krokisinde yer aldığı tutanakların dosyaya kazandırılması ya da olaya karışan tüm araç şoförleri ile birlikte kaza mahallinde keşif yapılmasının yerinde alacağı görüşü bildirilmiştir.
Bilirkişi ön raporu doğrultusunda 17.1.2008 tarihinde davacıya ait aracın karıştığı kazalarla ilgili tüm kaza tesbit tutanakları getirilmiştir. 17.5.2011 tarihli oturumda mahallinde teknik bilirkişilerle birlikte 15.6.2011 tarihinde keşif yapılmasına, taraf vekillerinin kazaya karışan sürücüleri ve görgü tanıklarını keşifte hazır etmeleri halinde dinlenmelerine bu konuda taraf vekillerine ihtar yapılmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi ücreti yatırılmış, keşif günü taraf vekillerinin hazır olmaması, olay yerini gösterecek kimse bulunmaması, keşif mahalline gidiş dönüş masrafının karşılanmaması sebe-
biyle keşfe gidilemediğine dair tutanak düzenlenmiştir. Bir sonraki 14.7.2011 tarihli duruşmada davacı vekiline olaya karışan sürücülerden en az iki tanesinin hazır edilmesi suretiyle 25.8.2011 keşif günü mahkeme heyetini keşif mahalline götürmek amacıyla saat 14.00’te mahkeme kaleminde hazır olması için kesin süre verilerek sürücüler ve tanıkların hazır edilmediği takdirde davaya konu kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının tesbiti imkan dahilinde olmadığından buna yönelik incelemede vazgeçilmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre ispat yönünden davanın reddine karar verileceği hususu davacıya ihtar edilmiş davacı vekili tarafından ara kararında belirtilen bilirkişilere tebligat masrafı yatırılmış ayrıca 24.8.2011 tarihli keşiften bir gün önce verilen dilekçede müvekkiline ait aracın şoförü …’nün 14.7.2011 tarihinde emekli olması nedeniyle adres ve telefon bilgisi bulunmadığından personele tebligat yapılamadığının, kurum içi yazışma sonucu bildirildiğini, sürücü ile telefonla görüşülüp keşif hakkında bilgi verildiğini, tatilde olduğundan keşfe katılıp katılmayacağı hakkında kesin cevap alınamadığını kurum şoförünün keşfe katılamaması halinde kurum kayıtlarındaki en son ikametgah adresine talimat yazılmasını talep etmiş mahkemece bilirkişilerden …’ın rahatsızlığı nedeniyle hastanede olduğunu bir süre daha hastanede yatması gerektiğini keşfe katılamayacağını telefonla bildirdiğini ayrıca davacı vekilinin mahallinde dinlenmesi gereken tanığı temin edemediğini keşifte hazır edemeyeceğini bildirdiğinden keşfin yapılamayacağı anlaşılmakla daha sonra belirlenecek bir günde keşif için ara kararı verilmesine dair 25.8.2011 tarihli tutanak düzenlenmiş 18.10.2011 tarihli oturumda davacı vekilinin kesin süreye rağmen ara kararının yerine getirmediğinden bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin süre içinde taraflardan yapılması istenilen işlemin taraflarca yerine getirilmesinin mümkün olması gerekir. Taraflardan sürücüleri ya da görgü tanıklarını keşifte hazır etmeleri istenemez ve beklenemez. HUMK.nun da da bu şekilde bir düzenleme bulunmamaktadır. Sadece adresleri belli olan ya da bildirilen tanıkların keşifte hazır olmaları hususunda masrafı taraflarca karşılanmak suretiyle meşruhatlı davetiye çıkartılabilir.
Haklı bir mazereti olmadan keşfe katılamadığı takdirde sonucuna tanık katlanmak zorundadır.
Mahkemece tesis edilen kesin hükümle ilgili ara kararı usule uygun değildir. Davacı vekilinden kazaya karışan sürücülerden en az iki tanesini ya da görgü tanıklarını keşifte dinlenmek üzere hazır bulundurması istenemeyeceği gibi, bunların hazır bulundurulmaması halinde kusur oranlarının tesbiti mümkün olmadığından mevcut delillere göre ispat yönünden davanın reddine karar verileceği şeklinde bir ihtarda olamaz. Ancak tarafların yerine getirebileceği onlardan yapılması beklenen bir hususta usule uygun şekilde kesin süre verildiğinde, süresi içinde ara kararının yerine getirilmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına ve mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verileceği ihtar edilebilir. Kaldı ki; davacı vekili keşiften 1 gün önce verdiği dilekçesinde mezaretini belirterek kurum şoförünün adresine talimat yazılarak bilgisinin alınmasını istemiştir. Ayrıca keşfe katılacak bilirkşinin rahatsız olması nedeniyle keşfe gelemeyeceği sabittir. Bilirkişi ön raporunda dosyaya kazandırılması istenen davacı aracının olay tarihi itibariyle farklı saatlerde karıştığı trafik kazalarıyla ilgili tutanaklarda dosya içinde mevcut olup ön raporda terditli olarak bu tutanakların temin edilmesi ya da olaya karışan tüm araç şoförleri ile birlikte keşif yapılmasının yerinde olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece tarafların delillerinin toplanması, gerekli görülmesi durumunda olaya karışan sürücülerin adreslerinin tesbit edilmesi, masrafı davacı tarafça karşılanmak üzere keşifte hazır bulunmaları hususunda davetiye tebliğ edilmesi, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek kusur hasar ve gelir kaybı konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacı aracının olay tarihi itibariyle karıştığı tüm trafik kazası tesbit tutanakları ve dosya kapsamına göre araç sürücülerinin olaydaki kusur durumları aracın onarım süresi, onarım süresince oluşan gelir kaybı ve davaya konu kaza nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar miktarının tesbiti hususların da denetime elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.