Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2479 E. 2013/5522 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2479
KARAR NO : 2013/5522
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin misafirlerinin müvekkili şirketin işletmecisi olduğu otelinde konakladığını, konaklama bedellerine ilişkin fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi’nin 28.05.2012 gün ve 2012/273 Esas, 2012/280 Karar sayılı hükmü ile dayanılan sözleşme karma nitelikte bir sözleşme olup, ağırlık içeren vasfının kiralama vasfı olduğunu, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi dahilinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi ile ilgili olmadığı ve yanlar arasındaki sözleşmenin otel konaklama sözleşmesi olup, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için talep halinde dosyanın Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılmıştır. Anılan Kanunun 20. maddesi uyarınca davanın görevsiz mahkemede açıldığının saptanması halinde görevsizlik kararı verilir. Nitekim, yerel mahkemede tefhim edilen kısa kararında görevsizlik kararı vermiştir. Ancak mahkemece gerekçeli kararda, dava tarihinde yürürlükte olmayan 1086 sayılı HUMK’nun 27. maddesinde belirtildiği biçimde görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine şeklinde bir hüküm oluşturulmuştur. Bu durumda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığından, bu çelişkinin giderilmesi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK hükümlerine uygun biçimde hüküm tesisi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.