Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/158 E. 2012/10700 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/158
KARAR NO : 2012/10700
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat – menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, çiftçi olan davacının organik tarım yapmak için davalı şirketin bölge satıcısı dava dışı … firmasının işletmecisi … aracılığıyla davalı ile ilişkiye başladığını, davalının toprak tahlili yapılmasıyla önerdiği gübre ve sair malın alımı hususunda, mal bedelinin de ürünün yetişmesinden sonra tediyesi konusunda anlaşmaya varılıp, davalının istemi gibi … emrine her biri 8.244 TL. bedelli iki adet bono düzenleyip, … cirosu ile davalıya verdiğini, ancak malın toprakta kullanımından sonra ürün kaybına uğranıp, maddi zarar oluştuğunu belirterek, davalının sebep olduğu 21.981,00 TL zarar tutarının davalıdan tahsili ile iki adet bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında alım satım akdi olmadığını, davacının alım satım ilişkisinin dava dışı … ile olduğunu, uygulamayı da yapmadığını ileri sürerek, husumet yokluğundan davanın reddini istediği gibi, davanın da TTK’nun 25/4. maddesindeki 6 aylık sürede açılmadığından zamanaşımına uğradığını, ayıp ihbarının ise TTK.’nun 25/3. maddesindeki sürede yapılmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; davanın objektif dava birleşmesi şeklinde açılmış olduğu, davacının dava dışı “…” adlı işletmeden aldığı malı tarlasında kullanması sonucu ürün zararı meydana geldiğinden zararın tazmini ile mal bedeli karşılığı verdiği bonoların iptali isteminde bulunduğu, borçlusu davacı, lehtarı ve ciro edeni …, hamili davalı şirket olan iki adet bono ile davalının davacı … dava dışı … aleyhine dava tarihinden sonra giriştiği icra takibinin itirazsız kesinleşmesinden sonra davacı borçlunun 25.08.2010 tarihli haciz sırasında ödeme taahhüdünde bulunarak borcunu ikrar ettiğinden davacının bonoların iptali isteminin reddi gerektiği, davacı ile davalı arasında yapılmış bir alım satım akdi olmayıp, alım satım ilişkisinin davacı ile dava dışı … arasında olduğu, malın davacıya … tarafından satılması nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan tazminat isteminde de husumetin davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacının tazminat ve bono iptali istemli davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.