Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10668 E. 2012/3935 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10668
KARAR NO : 2012/3935
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde Ege ve Marmara bölgelerinde satış elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı şirket ad ve hesabına satım sözleşmesi yaptığını, müvekkili işten ayrılmak istediğinde kendisine 31.464,00-TL tutarında bono imzalatıldığını ve 30/04/2009 tarihinde bononun satış bölgesi hesaplarına karşılık teminat amaçlı olarak alındığına dair davalı tarafından bir sözleşmenin imzalanarak müvekkiline verildiğini, davalının herhangi bir borç ilişkisine dayanmayan bu bonoyu haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin aleyhine kullanarak müvekkili hakkında Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1001 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği gibi her hangi bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda; takibe konu senedin davacı işe girerken teminat olarak davalıya verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1001 esas sayılı dosyasında takip dayanağı 30/04/2009 tarihli 31.464,00-TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu bononun satış bölgesi hesaplarına karşılık teminat olarak davalı şirkete verildiğini iddia etmiştir. Bu iddia karşısında uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisi nedeniyle verilen bonodan kaynaklandığı ve iş mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden genel mahkeme sıfatı ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.