YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16089
KARAR NO : 2013/3523
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında 2007 yılından bu yana süregelen ticari ilişkide müvekkil şirketten mal alımı yapan davalının zaman içinde mal alımlarının azaldığını,ödeme sıkıntısı yaşamaya başladığını, uyarılara rağmen ödemelerin yapılmaması, davalının bölgesinde gerekli satış kotasını dolduramaması, rakip firmaların ürünlerini satması gibi nedenlerle 08.04.2008 tarihinde müvekkil şirketin davalı şirket bayiiliğini feshettiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının borcun 10.000,00 TL’sini ödediğini, geri kalanını ödemek yerine hukuki dayanaktan yoksun 11.133,52 TL bedelli faturayı gönderdiğini ancak faturanın davalı şirkete iade edildiğini, davalı hakkında icra takibine devam edildiğini,davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, ayrıca davacı şirkete 31.12.2009 tarihli cari hesap mutabakatı gönderilmediğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmeye göre müvekkil şirketin davacı şirkete ait ürünlerin Adapazarı ve Düzce illerinde satışını yapacak yetkili satıcısı olduğunu, davacı şirketin sözleşmeyi feshetmesinin söz konusu olmadığını, sözleşmenin 2 yıl süreli olduğunu, davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak müvekkil şirketin satış yetkisi olan bölgede iki şirkete satış yapmasına rağmen durumu müvekkil şirkete yazılı olarak bildirmediğini, bunun üzerine müvekkil şirketin sözleşmeden doğan 11.133,52 TL bedelli hizmet ve prim bedeli faturası keserek davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin faturayı 8 günlük yasal itiraz süresinde çok sonra iade ettiğini, müvekkil şirketin bir önceki yıldan devreden alacağının 5.181,60 TL olduğunu, davacıya 11.11.2008 tarihinde gönderilen 10.000,00 TL havale miktarı düşüldüğünde müvekkil şirketin davacı şirkete borcu kalmadığını,ayrıca davacı şirketin müvekkil şirkete göndermiş olduğu 31.12.2009 tarihli cari hesap mutabakat belgesinde borç alacak bakiyesinin sıfır olduğunun belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasındaki bayiilik sözleşmesinin feshedildiği hususunda ihtilaf olmadığı, kapanış tasdiki olmayan davacı defterlerine göre davacının davalıdan 21.133,54 TL alacaklı olduğu, icra takibinden sonra davalı tarafça 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, ayrıca davalının düzenlemiş olduğu 11.133,54 TL bedelli prim faturasının 30.12.2008 tarihinde davalıya iade edildiği, usulüne uygun tutulmuş olan davalı defterlerine göre davalının davacıya borcunun bulunmadığı, usulüne uygun
tutulmayan davacı defterlerine itibar edilmediği, kaldı ki dosyaya sunulan mutabakat belgesinin de davacıya ait faks numarasından gönderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle mutabakat belgesinin davacının faksından çekilmiş olduğunun davacı vekilinin 20.05.2011 tarihli dilekçesindeki beyanından anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.