YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19703
KARAR NO : 2012/38223
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2012 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı işçi, 15.04.2004 tarihinden 25.04.2008 tarihine kadar aralıksız çalıştığı işyerinden anılan tarihte haksız ve ihbarsız olarak çıkartıldığı iddiasıyla eldeki iş bu davayı açmıştır.
Davalı işveren ise; tır şöförü olarak çalıştırdıkları ve 08.04.2008 tarihinden itibaren çağrıldığı halde işe gelmeyen davacı işçiyi devamsızlığı sebebiyle 15.04.2008 tarihinde kendilerinin çıkartığını, feshin haklı olduğunu savunmuştur.
Feshin işveren tarafından gerçekleştirildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak 08.04.2008 tarihinden itibaren davacı işçinin, davalı işyerine gelmediği mahkemeninde kabulünde olduğuna göre davalı işveren feshe dayanak yaptığı devamsızlığı kanıtlamıştır. Artık bu noktadan sonra devamsızlığın meşru bir nedene dayandığını ispat külfeti davacı işçinin üzerindedir.
25.04.2008 tarihinde haksız yere işten çıkartıldığını iddia eden davacı işçinin, 03.04.2008 tarihinde dava dışı başka bir işyerinde işe başlamış olduğunu gösteren sigortalı hizmet cetveli dökümü karşısında, davacının işyerinden yeni bir iş bulması sebebiyle kendiliğinden ayrıldığı tereddüte yer vermeyecek şekilde açıktır.
Davacı işçinin işyerini kendisinin terk ettiğini (eylemli fesih) kabul eden mahkemenin; davacı işçi iddia etmediği, davalı işverende savunma olarak getirmediği halde tarafların iradelerini aşarak bu eylemli feshi davacı işçinin tam olarak ödenmeyen UBGT ve hafta tatili alacağı ile sigorta primlerinin eksik yatırılmasına bağlı haklı feshe tahvil etmesi hatalı olmuştur.
Sonuç itibariyle, yeni bir iş bulduğu için davalı işveren yanındaki çalışmasını işi terk suretiyle eylemli olarak feshettiği anlaşılan davacı işçinin bu fiilinden habersiz olan davalı işverenin devamsızlığa dayanarak işçi tarafından zaten eylemli olarak feshedilmiş iş ilişkisini feshi sonuç doğurmaz isede, işçi tarafından gerçekleştirilen feshin (yeni bir iş bulma nedeniyle iş yerini terk) haklı nedene dayanmıyor oluşu karşısında, davacı işçinin kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanatinde olduğum için aksi yöndeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 19.11.2012