YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7249
KARAR NO : 2012/10981
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıdan, finansal kiralama yoluyla alınan makinenin ayıplı olduğunu, makinayı kullanamadıkları dönemde iş kaybı ve maddi zarara da uğradıklarını, dava konusu malın halen müvekkilinde bulunduğunu ve ilk talepte iade edilebileceğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 28.105,15 TL ödenmiş finansal kiralama bedellerinin ihtarname tarihinden itibaren yasal faizi ile maddi zararlarının şimdilik 1.000 TL’sinin aynı tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.06.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 116.708,99 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebini müvekkiline değil finansal kiralama şirketine yapması gerektiğini, aynı konuya ilişkin açılan davanın reddedildiğini, sözleşmenin ayıba karşı tekeffül içermediği gibi, süresinde yapılmış bir ayıbın da bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilen önceki davanın iş bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, davacı ile dava dışı …Finansal Kiralama A.Ş. arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereği dava dışı finansal kiralama şirketinin, davalı satıcı şirkete karşı satım sözleşmesi çerçevesinde sahip olduğu ayıba karşı tekeffüle ilişkin haklarını ve bu haklarını kullanma yetkisini davacı kiracıya devretmiş olması nedeniyle davacı kiracının, BK.’nun 205. maddesi gereği sözleşmeyi feshederek satıcı davalıdan müsbet ve menfi zararının tazminini talep etme hakkına sahip olduğu, davalı tarafından teslim edilen makinenin ayıplı olduğu ve bu ayıbın davalı tarafından da kabul edilerek davacıya malın geri alınarak bedelini iade etmeyi kabul ettiğinin bildirildiği, böylelikle ayıba ilişkin ihbarların süresinde yapıldığının kabulü gerektiği, davacının ayıplı makine nedeniyle iş kaybına uğradığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 22.033,02 TL finansal kiralama bedeli, 32.576 TL doğrudan zarardan kaynaklanan ödence, 36.611,30 TL mahrum kalınan kar ve 36.288,05 TL dava tarihine kadar birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 127.508,44 TL’nin davalıdan tahsiline, davanın kabul edilen 91.220,39 TL’lik bölümü üzerinden dava tarihi olan 04.09.2008’den itibaren avans cinsinden direnim faizi yürütülmesine, kâr mahrumiyetinden kaynaklanan 18.305,70 TL’nin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazalarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı, 22.05.2002 tarihli düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesine konu mal yönünden talepte bulunmuşsa da bu sözleşmenin tarafı olan finansal kiralama şirketi farklı olup, sözleşme ile davacıya dava açma yetkisi verilmediğinden bu sözleşmeye konu mal ile ilgili talebin kabulü isabetsizdir.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu alacağa yasal faiz uygulanmasını talep etmiş olup, dava dilekçesinde belirtilen alacak yönünden yasal faize, ıslahla arttırılan bölüm yönünden avans faizine hükmedilmesi gerekirken dava dilekçesinde belirtilen alacak yönünden de avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece davacının kâr kaybı konusunda bilirkişi incelenmesi yaptırılmışsa da; inceleme sonucu alınan rapor hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Davacının defter ve kayıtları da incelenmek sıfatıyla ve bu incelemede bilirkişi raporuna karşı itirazlara da gözetilerek davacının bu yönde uğradığı zarar saptanıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.