Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12719 E. 2013/2569 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12719
KARAR NO : 2013/2569
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … Bank A.Ş’nin alacaklısı olduğu icra dosyasından İİK 89/1 maddesi uyarınca müvekkiline gönderilen birinci haciz ihbarnamesine, diğer davalı borçlu … Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şirketine müvekkilinin borcu olmadığı halde isim benzerliği nedeniyle ve sehven borçlu oldukları yönünde beyanda bulunarak, maddi hata sonucu takip dosyasına para yatırdıklarını, maddi hata sonucu yapılan bu işlemin düzeltilmesi için İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000 TL’den borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin adresinin Tuzla olup, Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiş, esas savunmasında ise, … A.Ş ile müvekkili şirketin farklı tüzel kişilikler olduklarını davacının özensiz davranarak ödeme yapıp dava açtığını, müvekkili şirketin davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığını davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini ve yargılama masraflarının davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacı şirketin bu davada yalnızca nezdinde … Bilgisayar San. Tic. Ltd. Şti.’nin parası haczedilen 3. kişi konumunda olup, aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gibi davacının kabul ettiği miktarı icra dosyasına yatırmadığı gibi, borçlu şirkete de ödemediğini, bu miktarın halen yerinde bulunduğunu, menfi tespit davası açılmasını gerektirir nitelikte zarar ya da tehlike olmadığını davacının hukuki yararı bulunmadığını belirtmiş, esas yönden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, davacının takip hukuku çerçevesinde istihkak prosedürüne başvurması ya da paranın alacaklıya ödenmesi halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açması gerektiği gibi eda davası açılabilecek yer de, tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı için davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Eski 818 sayılı Borçlar Kanunu 62. maddesi (yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 78) “Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez.” mürüru zamana uğramış olan bir borcu eda, yahut ahlaki bir vazifeyi ifa için verilen şey geri alınamaz.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı borçlu olduğu dava dışı … …. Anonim Şirketine borcunu ödemek kastıyla hataen, davalı …Ş’nin yaptığı takip dosyasına ödemede bulunmuş, bu husus, davalı … Bilgisayar San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince verilen 20.10.2009 havale tarihli cevap dilekçesinde, davacıdan kendi şirketlerinin herhangi bir alacağı bulunmadığını bildirmesi ve, 17.12.2009 tarihli celsede de davacı kendi hatası ve kusuru ile ödeme yapmıştır..” demesi ile bu hususu kabul etmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece anılan yasa hükmü gereğince, davacının hataen ödediği bedelinin istirdatını isteyebileceği gözetilerek varılacak uygun sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.