YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5727
KARAR NO : 2012/9431
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkillerinin murisi …’ın 1998 yılında … Bankası … Şubesinden almış olduğu kredi borcuna karşılık teminat olarak maliki olduğu taşınmazın 1, 3, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümleri üzerine banka lehine ipotek koydurduğunu, murisin hayatta olduğu dönemde ipotek tesis edilen borcun … Gemi San. tarafından ödendiğini, borç ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını öğrenen müvekkillerine … İcra Müdürlüğünün 2009/2527 E. sayılı dosyasında ipoteği paraya çevirmek için takibe geçildiğinin bildirildiğini, ipotek verilen borcun ödenmiş olması nedeni ile yürütülen takibin haksız olduğunu belirterek takibin durdurulmasına ve müvekkillerine ait taşımazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıların murisinin kendisine ait taşınmazları … adlı şirketin borcuna karşılık ipotek ettiğini, firmanın anılan kredi tutarını ödemiş olmakla birlikte aynı dönemde ve devamında bankadan kredi kullanmaya devam ettiğini, firma adına açılmış ve devam eden cari hesabın söz konusu olduğunu, düzenlenen resmi senette de teminatın firmanın hali hazırda kullandığı kredi ile birlikte banka nezdindeki sair risklere karşılık olarak alındığını, verilen ipoteğin limit ipoteği olduğu da düşünülerek teminat limiti olarak belirtilen tutarın banka veznesine yatırılması halinde ipoteğin fekkinin mümkün olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacıların murisinin yalnızca şirketin bankadan kullandığı 13.000,00 TL kredi ile ilgili olarak ipotek tesis ettiği, söz konusu ipotek işlemine konu edilen 13.000,00 TL’lik kredinin şirket tarafından bankaya ödendiği, muris tarafından verilen ipoteğin limiti belli bir ipotek olduğu, davalı banka tarafından cari hesabın açık tutulduğu belirtilerek söz konusu ipoteğin şirketin daha sonradan doğan borçlarına da teminat olarak kabul edilmesinin, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, ipotek senedinde miktarın açıkça ve ihtilafsız olarak belirlenmiş olduğu, murise ait taşınmazların doğmuş ve doğacak diğer borçlar için de teminat olarak gösterileceğine ilişkin davalı taraf iddiasının yerinde olmadığı, zira senedin matbu olarak hazırlanan kısmında böyle bir ibarenin yer aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İpotek akit tablosunda taşınmazın … San. ve Tic. A.Ş.’nin, T. … Bankası A.Ş. … şubesinden kullanacağı 13.000,00 TL’ye karşılık tesis edildiği belirtilmiştir. İpotek 13.000,00 TL üzerinden kurulan limit ipoteği olup ipoteğin T. … Bankası A.Ş. … şubesinden kullanılacak kredilerin teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece … San. ve Tic. A.Ş.’nin ipotek akit tablosu kapsamında bir borcu bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.