YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13364
KARAR NO : 2012/3809
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonolara dayalı olarak takip başlattığını, takibe konu bonoların alacaklısının davalı, borçlusunun ise … Pen. Ltd. Şti. olduğunu, bonolarda müvekkiline ciro bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını belirterek müvekkilinin takip dosyasındaki kapak hesabı tutarı olan 14.600 TL. davalıya borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonoların davacı tarafından imzalandığını, bonolardaki borçlunun … pen. Ltd. Şti olup çift imza atıldığından davacının şahsi sorumluluğunun da bulunduğunu, Trabzon İcra Hukuk Mahkemesinde açılan takibin iptali davası sonunda takibin davacı yönünden iptaline karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesi halinde davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının İcra Hukuk Mahkemesinde ve bu davada açıkça imza inkarında bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının Trabzon İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı dava sonunda takibin davacı yönünden iptal edildiği, davalının da temyiz isteminden vazgeçtiği, iptal kararının kesinleştiği, buna göre, davacının dava açmakta hukuki yararı kalmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Dava tarihi itibariyle davacının aleyhinde başlatılmış bir icra takibi bulunduğuna ve davadan önce icra takibinin iptaline ilişkin bir mahkeme kararının da mevcut olmamasına göre davacının dava tarihi itibariyle menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.