YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12851
KARAR NO : 2012/5744
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen tek taraflı kazada pertotal olduğunu, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek ıslâh ile artırılmış 22.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücünün alkollü ve ehliyetsiz olduğunu, hasarın teminat dışında kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün alkolsüz ve ehliyetli olduğu, hasarın teminat kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne, 22.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi uyarınca, davacıya ait araç 20.200.00 TL değer üzerinden 29.05.2010 -29.05.2011 vadeli olarak kasko sigorta poliçesiyle sigortalanmış, araç 27.07.2010 tarihinde meydana gelen kazada
tam hasara uğramıştır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davacı aracının rayiç değerinin 22.000.00 TL olduğu benimsenerek bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu zararın tespiti bakımından yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir.
Bir mal sigortası türü olan kasko sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla yükümlüdür. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.1. maddesine göre, tazminatın belirlenmesinde sigorta konusu menfaatin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin değeri esas alınacaktır. Aynı Genel Şartların B.3.3.1.2. maddesinde, “Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir.” hükmü yer almaktadır.
O halde mahkemece, sigorta poliçesinde teminatın aylık azami DİE, TÜFE oranlarına göre enflasyona endeksli şekilde 20.200.00 TL olarak verildiği ve hiçbir durumda piyasa rayiç bedelinin enflasyon eklenmiş teminat bedelini geçemeyeceği koşulu da gözetilerek, davalının sorumlu olduğu tazminatın tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 7.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.