YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2137
KARAR NO : 2012/11117
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki akar yakıtın müvekkilince davalıya satılarak teslim edildiğini, bakiye borcun ödenmemesi üzerine aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun kısmi itirazı sonucu takibin kısmen durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayalı yapılan veresiye fişlerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı gibi, ayrıca fatura içeriklerinin de gerçekleri yansıtmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.04.2008 tarih 2008/1581 E-2008/4088 K nolu ilamıyla “dosyaya sunulan faturaların kapalı fatura olduğunu ve ödemeye karine teşkil ettiği hususu üzerinde durulup araştırma yapılması” için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda dosyaya sunulan faturaların kapalı fatura niteliğinde olduğu, takibe konu veresiye fişi altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının saptanamadığı, davacı tarafın yemin teklifi üzerine davalı şirket yetkilisinin borçlu bulunmadığına dair yemini gözetildiğinde davacının takibe konu alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekili, katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı şekilde davacı aleyhine 1.842,50 TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yangılamayı gerektirmediğinden hükmün 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek önenmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün fıkrasının 5 nolu bendinde yer alan “1.842,50 TL” rakamlarının hükümden çıkarılacak yerine “1.633,55 TL” rakamlarının yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.