Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9695 E. 2012/542 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9695
KARAR NO : 2012/542
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 02.10.1998 tarihli oto satış mukavelesi ile … plaka sayılı kamyoneti 4.500,00 TL bedelle davalıdan satın alıp, satış bedelinin tamamını ödediğini, buna ilişkin senetlerin davacıya iade edildiğini, buna rağmen davalı tarafın aracın satış ve tescilini gerçekleştirmediğini, davalının borcu nedeniyle aracın haczedilip bağlandığını, araç için ödenen satış bedelinin iadesi için keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını iddia ederek 4.500 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davalının araç alım-satımı yapan bir komisyoncu olup, dava konusu aracı komisyoncu sıfatı ile sattığını, satılan aracın mülkiyeti müvekkilinde olmadığından davacı adına tescil ettirmesinin mümkün olmadığını, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca aracı satın alanın, satın alma tarihinden itibaren 3 ay içinde aracı kendi adına tescil ettirmek zorunda olduğunu, davacının bu süre zarfında herhangi bir girişimde bulunmadığını, satış bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında yapılan sözleşme, noterler tarafından yapılmadığından geçersiz olup, tarafların aldıklarını karşılıklı olarak iade etmeleri gerekmekle beraber, davacı ile sözleşme yapan davalının, sözleşmedeki sıfatı temsilci niteliğinde olup, bu durumda sebepsiz zenginleşme durumunda bulunan kişinin davaya konu aracın maliki olan … Elektrik Üretim ve Dağıtım A.Ş olduğu, davacının verdiğinin iadesini araç malikinden istemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2918 sayılı Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi gereğince trafik siciline kayıtlı aracın devir ve temliki resmi şekilde yapılmadıkça geçerli sayılmaz. Esasen bu yön mahkemenin de kabulündedir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde, davalının, dava konusu aracı komisyonca sıfatı ile sattığını savunmuştur. Oysa 02.10.1998 tarihli oto satış mukavelesini davalı satıcı sıfatı ile de imzaladığı gibi 07.03.2006 tarihinde Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ifadede, bir şirketten satın aldığı aracı davacıya sattığını beyan etmiştir. Hal böyle iken, mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.