Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10629 E. 2010/15603 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10629
KARAR NO : 2010/15603
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde irtifak hakkı tesisi ile pilon yerinin ve irtifak hakkının davacı idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde değerlendirme, taşınmaz malın değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği yıllık net gelire göre yapılır. Net gelir çevrede ekilmesi mutad olan ürünlerin münavebesi uygulanarak ürünün döküm-hasat zamanı ortalama verimi ve toptan birim satış fiyatı üzerinden yapılacak hesaplama sonucu bulunan değerden üretim giderleri düşülmek suretiyle bulunur.
Birden çok ürün yetiştirilebilen yörelerde gerçek değere ulaşılabilmesi için tek ürünle yetinilmeyerek çevrede ekilmesi mutad olan ürünler dikkate alınır. Net gelirin hesaplanmasında münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verimi ve üretim gideri ile satış fiyatlarının o yer Tarım Müdürlüğünden getirtilecek listelerde yazılı verilere uygun olması gerekir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede sulu tarım arazilerinde ekilmesi mutad olup münavebeye alınacak ürünlerin neler olduğu sorulup bu ürünlere ait ilçe genelinde geçerli olan 2009 yılı ortalama toptan satış fiyatı, üretim gideri ve dekar başına ortalama verim miktarı İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi kurulundan ek rapor alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, tek ürün enginar alınıp dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkiye ilişkin olması sebebiyle dikkate alınması mümkün olmayan lokal verilere göre değerlendirme yapan bilirkişi raporuyla yetinilmesi,
2- Davalı …’ın dava konusu taşınmazdaki payını yargılama sırasında diğer davalı …’a satmış olduğu ve davada pasif husumet ehliyeti kalmadığı göz ardı edilerek bu davalı hakkındaki davanın da kabulü yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.