YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5257
KARAR NO : 2012/10993
KARAR TARİHİ : 02.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında 01.08.2008 tarihinde imzalanan 25.000,00 TL bedelli ve 30.10.2009 tarihinde imzalanan 35.000,00 TL bedelli ”genel kredi sözleşmesi” olduğunu, diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözkonusu sözleşmeleri imzaladıklarını, kredi borcunun vadesinde ödenmemesi nedeniyle kredi hesabının 21.12.2010 tarihinde kat edilerek davalılara ihtar edildiğini, ihtarın sonuçsuz kalması üzerine sözkonusu sözleşmelere dayalı alacağının tahsili amacıyla … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1709 esas sayılı dosyasıyla yapılan takipe davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, kendilerine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişler, davalılar vekili Av. … bilirkişi raporunun aleyhe hususlarını kabul etmediklerini bildirerek, mahkeme aksi kanaatte ise bu kez takip talebi ile bilirkişi raporu arasındaki alacak bedeli farkından dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının kredi hesabı kat tarihinde 41.481,77 TL alacağının olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunda temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz ana paraya dahil edilmemişse de bu hususun yeniden rapor aldırılmasını gerektirmediği, davacı tarafından temerrüt tarihinin 31.12.2010 olduğu kabul edildiğinden temerrüt tarihindeki ana para 41.481,28 TL olarak kabul edilerek bu miktara takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin 4.065,10 TL, BSMV’nin 203,20 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı banka 01.08.2008 ve 30.10.2009 tarihli kredi sözleşmelerine dayanılarak kullandırılan kredilerin ödenmediğini belirterek hesabı kat etmiş, asıl borçlu ve kefillere 22.12.2010 tarihli ihtarname göndermiştir.
İhtarname uyarınca ödeme yapılması üzerine davacı banka 45.860,36 TL üzerinden takibe geçmiş, itiraz üzerine 41.621,24 TL üzerinden dava açmıştır. Bilirkişi raporunda ilk kredinin 34.246 TL’lik taksitli kredi ile kapatıldığı belirtilmiştir. İlk kredi sözleşmesine konu kredinin kapatılması halinde bu sözleşmeden kaynaklanan alacak takip ve dava konusu yapılamaz. Mahkemece bu yönlerin ve kefillerin kefalet limiti gözetilmeden hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava dilekçesindeki davacının talebi aşılarak hüküm kurulması HMK’nun 26. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı bankanın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.