YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11615
KARAR NO : 2010/14969
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…’nın 17.03.2009 gün 2009/1 sayılı davanamesi ile davalı …’ın mükerrer nüfus kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
…’nın 17.03.2009 gün 2009/1 sayılı davanamesi ile davalı …’ın iki kez nüfusa tescil edildiği belirtilerek mükerrer olan kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece, BSN 147’de kayıtlı …’ın hastane raporuna göre, BSN 153’de kayıtlı …’ın ise beyana göre tescil edildiği, iptali istenilen kayıtların 5490 sayılı Nüfus Yasası’nın 40. maddesine göre düzenlenmiş belgeye dayanarak kaydedildiği, dava konusu nüfus kayıtlarının kamu düzeni açısından resen araştırılmasının gerekmediği, böyle bir iddiada bulunan ilgililerin ve nüfus kaydının iptali istenilenlerin mirasçılarının nüfus kayıt iptaline yönelik dava açmakta serbestilerinin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36.maddesine göre, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmüne göre, Cumhuriyet Savcıları ilgili resmi dairelerin gösterecekleri lüzum üzerine dava açabilirler. Somut olayda Nüfus Müdürlüğü’nce Cumhuriyet Savcılığı’na 20.02.2009 günlü yazı ile …’ın 12.07.1989 doğumlu olarak hastane raporuna göre ve 26.07.1989 doğumlu olarak da beyana göre yazıldığı, doğum tarihlerinin farklı olması nedeni ile İdarece mükerrer kaydın iptali yapılamadığından bahisle ihbarda bulunulması üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinde bu dava açılmış olduğuna göre davaya bakılıp tüm deliller toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde ttulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.