YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15414
KARAR NO : 2013/5848
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarafların kardeş olduğunu, müvekkilinin (18) yıl boyunca yatalak olan babası İbrahim’e baktığını, İbrahim’in de sağlığında iki adet taşınmazı müvekkiline hibe ettiğini, tarafların anne ve babasının öldüğünü, bu arada tarafların kardeşi olan …’nin ölmüş olmasına rağmen nüfusta sağ gözüktüğünü, davalının müvekkiline gelerek, “ben bunun için ceza ve vergi ödeyeceğim, …’yi nüfustan düşüreceğim, diğer mirasçılar ve senin için senet yaptım” diyerek müvekkiline boş bir senet imzalattığını, davalının, ölüm kağıdını almadığını öğrenen müvekkilinin senedi davalıdan istediğini, davalının da miras konusu malların kendi istediği şekilde bölünmesi halinde senedi iade edeceğini söylediğini, daha sonra tarafların miras taksim sözleşmesi imzaladığını, davalının senedi getirerek köy azası …’a verdiğini, …’ın da senedi yırttığını, bir süre sonra davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, müvekkilinin senedi incelediğinde imzanın kendisine ait olduğunu görünce, daha önce iade edilen ve yırtılan senedin, senet aslı olmadığını, fotokopi veya bilgisayardan çıkartılmış olduğunu, müvekkilinin hile ve desise ile aldatıldığını, taraflar arasında hiçbir alışveriş bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bononun ve takibin iptaliyle tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların müşterek murisinin iki parça taşınmazı davacıya bağışladığını, bu taşınmazların (18) yıl boyunca davacı tarafından kullanıldığını, müvekkilinin tenkis ve ecrimisil davası açacağını söylemesi üzerine, dava açılmaması karşılığında dava konusu senedin davacı tarafından müvekkiline verildiğini, tenkis davası açma süresi geçtikten sonra davacının borcunu inkar etmekte olduğunu, yine dava dilekçesinde belirtildiği gibi nüfusta sağ gözüken ölü kardeşlerinin kaydının düzeltilmesi ve veraset işleri için müvekkilinin yaptığı ve yapacağı masraflara mahsuben davacıdan boş bir senet daha aldığını, bu senet ile dava konusu senedin karıştırılmak istendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının şikayeti üzerine davalı hakkında açılan ceza davasında önce mahkumiyet hükmü verildiği, anılan kararın Yargıtay’dan bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, davaya konu senedin hile ile alındığı iddiasının ispat edilemediği, davacının borçlu olmadığını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, yemin deliline de başvurulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.