YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/295
KARAR NO : 2012/6024
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … tarafından takibe konulan bonodaki imzanın müvekkiline ait bulunmadığını, hakedişleri üzerine konulan hacizler sebebi ile takipten haberi olduğunu, senedi davalıların birlikte düzenlediklerini, müvekkiline ait dava dışı senedi icra takibine koyan davalıya vererek ödediğini ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ödenilen 7.000.-TL.nin faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacıya haciz baskısı uygulamadığını, ödeme emri tebliğinden sonra imzaya itirazını bildirmeden müvekkiline çek verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli 3.şahıs olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davalının senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bu senetten dolayı tahsil edilen 7.000.-TL.nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile geri alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar davaya ve takibe konu 13.03.2008 düzenleme, 21.04.2008 vade tarihli 12.000.-TL.lik, keşidecisi davacı … olan bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporları ile saptanmış ise de; dosyaya davalı tarafından sunulduğu anlaşılan ve cevap dilekçesinde de bahsettiği 14.05.2008 tarihli davacı borçlu … imzasını taşıyan “BELGE” başlıklı belge içeriğinden, anılan bonoya dayalı takip sebebiyle çek verildiğinin kabul edildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece belirtilen 14.05.2008 tarihli belgenin davaya etkisi üzerinde durulup tartışılarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.