Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1425 E. 2012/5540 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1425
KARAR NO : 2012/5540
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2008/8247 sayılı takip dosyasından haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin İİK.nun 99. maddesine göre yapılması gerekirken İİK.nun 97. maddesine göre yapıldığını, haciz sırasında bulunan faturaların bu mallar satın alınırken borçlu tarafından müvekkili adına kesilen faturalar olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirketin fiilen faaliyet gösterdiği adreste borçlu yetkilisi huzurunda yapıldığını, haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğunu, davacı ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı işlemler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu malların davacı 3. kişi tarafından borçludan satın alındığı, haczin borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığı, davacı ile borçlu arasında muvazaalı ilişki bulunduğu, bu ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarına İİK.nun 97/11 maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. İstihkak davasının reddine karar verildiğine göre alacak tutarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden Harçlar Kanununa ekli(1) sayılı tarifenin Yargı Harçları Bölümünün A)III-I-a maddesi uyarınca %59,4 oranında hesaplanacak karar ve ilam harcından red harcı mahsup edilerek bakiye harcın istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekir. Somut olayda davacı maktu harç yatırarak dava açmış olduğundan ve davanın da reddine karar verilmiş olduğundan red harcının mahsubuna karar verilmesi yeterli iken yazılı olduğu şekilde davacının fazla harç miktarı ile sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendindeki “davacı tarafından Hazine adına tahsiline” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ” istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.